Paulo Coelho’nun Veronika Ölmek İstiyor kitabı, intihara karar veren bir kadının aslında hayatı keşfetmesini anlatıyor. Konu, ilk başta karamsar gibi gelse de, kitabın ilerleyen sayfalarında fark ettim ki bu aslında bir yaşam öyküsüydü.
Veronika, hayatında hiçbir şeyin heyecan vermediğini düşünerek intihara kalkışıyor ve bir akıl hastanesinde gözlerini açıyor. Fakat ironik olan şu ki, burada tanıştığı insanların çoğu, dışarıdaki "normal" insanlardan daha bilinçli ve daha gerçekçi. Özellikle Zedka, Mari ve Eduard karakterleriyle yaptığı sohbetler, Veronika’ya (ve bana) hayatın farklı açılardan nasıl görülebileceğini gösterdi.
Kitap, Paulo Coelho’nun klasik tarzıyla, felsefi düşünceler ve hayat dersleriyle dolu. En çok sevdiğim nokta, intiharı romantize etmemesi oldu. Aksine, insanın yaşama arzusu ne kadar derinde olursa olsun, bir yerlerde gizli bir şekilde var olduğunu hatırlatıyor. Ve belki de, hepimizin arada sırada ihtiyacı olan şey tam da bu: Hayatı yeniden keşfetmek.