Oblomov
Ah İlya İlyiç, frenküzümlü tembel kekim.
Hayattan ümidini, yanında ömürlük bir sadakatle kalma yemini etmiş uşağından da hallice kesmiş, günlerini dumanaltı evinde kırık yatağıyla raflığındaki tozlu kitaplar arasında mekik dokuyarak geçiren üşengeçlik abidesi İlyiç. Güncel hadiselerden haberdar olma eylemini bile yanına tek tük uğrayan dostlarından sağlaması, hem hareketli bir yaşam adına iknaya kapalı, hem de sevdiği kadına "Olur da gerçekten birini sever ve evlenirsen, hayattaki en mesrur adam ben olurum. Bırak beni, gerçekten sev birini! " diyebilecek ikna seviyesinde; birçoğuna göre aptal, çok azına göre saf İlyiç. Hayatındaki herkesi kendi mutluluğuna terk edip, bir gün yine hepsini bir avuç toprağının başında ağlatacak kadar "Oblomov"luk abidesi, İlya. Bende senden çok fazla nişan var, seni unutmayacağım...