80 yaşına gelmiş eski assolist olan Mediha hanım’ın ve can dostu İsmet’in hayatına konuk oluyoruz.
Mediha hanım yıllarca sahnelerde şarkı söylemiş şöhretine şöhret katmış,ışıltılı hayatında çok paralar kazanmış ama ne yazık ki elinde tutmayı beceremeyip har vurup harman savurmuş.Bütün kazandığı paraları krediye,kumara, marka çantalara özel terzi elinden çıkmış kıyafetlere harcamıştır.
Şimdilerde ise Kurtuluş’ta küf ve rutubetli olan bir apartman dairesinin çatı katında yaşar. Ancak yalnız değildir can dostum dediği,aşçısı,temizlikçisi ve yeri geldiğinde de bütün sinirini çıkardığı kişi olan İsmet’le yaşar.
Zor günler geçiren ikilinin hayatını bir telefon değiştirir.Yeni açılan bir gazinoda Mediha hanım’ın şarkı söylemesini isterler. Mediha hanım hem parasızlıktan hem de sahneye ve geçmişine özlem duyduğu için teklifi kabul eder.Yalnız bu ikilinin bilmediği bir durum var ki o da iş sadece şarkı söylemekten ibaret değildir,iş’in karanlık bir tarafı vardır.
Bakalım bu ikiliyi neler bekliyor neler
Kitabın sonu beni epey şaşırttı. Mediha hanım’ın gözü kara ve güçlü duruşuna bir kez daha orada hayran kaldım.
Mediha Hanım’ın ağzından okuduğumuz bu hikaye yer yer hüzünlendirdi yer yer düşündürdü ve en çok da güldürdü. Belli bir kısımlarda sesli guldugumu fark ettim Mediha hanım hazır cevaplığıyla ve zeki söylemleriyle unutamayacağım karakterler arasında yerini aldı
Don kişot iyi edebiyat ödülü finalisti olan bu kitap mizahi diliyle,trajikomik konusu ile gönlüme taht kurdu.
Bu arada kitabı kocaman bir gülümseme ile bitireceğinize garanti verebilirim