Kitabı okuyalı bir ayı geçti, aklımda bıraktıklarını not almış olmak istiyorum. Geride rahatsız edici bir his bırakan bir konu, ama çok güzel bir üslup ve tespitler. İki yetişkin adam, hem hayatı bu derece doluca yaşıyorlar hem de kendi küçük dünyalarında sıkışık kalmışlar. İç dünyaları, insan ilişkileri, hayata dair geliştirdikleri anlayış normalin ötesinde bir zenginlik taşıyor ama en sonunda geldikleri şey evlerinde baktıkları genç kıza garip bir takıntı beslemek. İkisinin arasındaki arkadaşlık da, Nihal'e duydukları da sevgi de bana çelişkili hisler yaşattı. Belki bu nedenle kitabın asıl güzelliğini görmedim, ya da "asıl konu aslında çocukluğa bir ağıt" sonucuna varamadım. Karakterlerin sadece bu düzende var olması kaybedilmiş bir potansiyel gibiydi. Ama aslında mükemmellik beklemek de mümkün değil ki, belki de çıkarabileceğim mesaj budur - insan ruh dünyası hem çok zengin hem de yüzeysel kalan bir varlık olabilir. Yazarı okumaya devam edeceğim.