Alman edebiyatının büyük romancılarından biri olan Adalbert Stifter'in "Brigitta" kitabı benim Alman edebiyatından okuduğum İlk kitap. Bana çok güzel duygular hissettiren bu kitap Doğa'nın ve iç güzelliğinin önemini hatırlattı. Kitap dostluğun, sevginin ve sadakatin ne kadar kıtmetli olduğunu yansıtıyor. Klasik okumayı seven dostlarım eminim ki bu kitabı çok sevecekler. Kitabı genç bir adamın anlatımıyla okuyoruz. Arkadaşı Binbaşı Murai'yi ziyarete Almanya'dan Macaristan'a gider. Yolculuk sırasında gördüğü yerleri çok detaylı bir şekilde betimler. Sonunda binbaşının evine yani Şato denilecek evine ulaşır. Binbaşı onu çok sıcak karşılar ve uzun süre orada kalır. Binbaşı ile aralarındaki dostluk bağları gün geçtikçe çoğalır. Binbaşı genç adamı yakın yerde çiftliği olan Brigitta ile tanıştırmak ister. Bu noktadan sonra Brigitta'nın hayatına konuk oluyoruz. Dış görünüşü nedeniyle önce Ailesi sonra toplum tarafından dışlanan Brigitta'nın çocukluğu gençliği ve evliliği hakkında, en sonunda da genç adam ve Binbaşı ile yollarının nasıl kesiştiğini okuyoruz. Gerçekten Brigitta'ın geçmişini hayretler içinde okudum. Güçlü bir karakter ile hayata tutunuşunu ve geç de olsa hakettiği sevgiye kavuşmasını duygulanarak okudum. Bu kitap ile tanışmama vesile olan sevgili @gulayinkitaplari 'na çok ama çok içtenlikle teşekkür ediyorum.