Herkese merhaba, bugün Körlük hakkında kelam edeceğim. İlk önce kitabın konusundan bahsedeyim:Konusu, körlüğün salgın bir hastalık gibi yayıldığı bir toplumda korku ve paniğin hâkim olması sonucu ahlaki değerlerin çökmesidir. Kitaptaki olaylar, adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir şehrinde geçmektedir. Romandaki hiçbir kahramanın adı yoktur, herkes sıfatları ile anılmaktadır. Nokta ve virgül dışında hiç noktalama işareti olmadan yazılmıştır. Kitabımız bu şekilde ilerlemektedir.
Gelelim benim yorumum ve muhtevaya , kitap çok fazla ödül almasıyla en baştan dikkatleri üzerine çekiyor. En başından içinize çekiyor kitap sizi ve bir süre sonra kitaba resmen dahil oluyorsunuz. Kitabı yazım dili dişinda çok sevdim. Gerçekten çok güzel bir distopyaydı. Distopyanın her özellğini neredeyse karşılamıştı. Kitapta en sinirimi bozamin kısım kadınlara yapılan toplumsal bakış açısı ve bunun altında kadını cinsel bir obje olarak görülmesi... Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır. Bunun dışında dikkatimi çeken diğer bir kısım kitapta isim olmayışıydı, bunun nedeni kör olan bir toplumda ismin, ve fiziksel özelliklerin bir önemi olmamasıdır. Diğer bir hususta herkesin kör olup doktorun karısının kör olmaması, sizce neden kör olmadı? Fikirlerinizi merak ediyorum.
Diğer bir nokta ise "neden beyaz körlük? " Çünkü beyaz körlük ışığı ve aydınlığı temsil ediyor ve insanların bir ışık olmasına rağmen gerçekleri görememesi eleştirilmiştir. İşte bu yüzden beyaz körlük tercih edilmiştir.
Diğer bir konu ise hükümet, kitapta karakterler bir akıl hastanesine kapatılıp "orada bir süre kalın, biz sizi iyileştirdikten sonra oradan çıkartacağız, ", şeklinde bir manipüle etmek için kullanılan bir ifade var. Ama baktığımızda öyle bir şey olmuyor. Hastane için koyuşan kurallara bakıldığında " Ne haliniz varsa görün " imajı vardı. Yani asıl körlüğü çıkartan ve bir şey yapmayan hükümet.
Diğer bir alt tema ise körlüğün tanrı tarafından geldiği düşüncesi. Devamlı körlüğü Tanrı'nın getirdiği düşüncesi hakim.
Ayrıca baktığımızda insanların bu körlük nedeniyle insani özelliklerini kaybedip hayvanlaştığını, hayvanların da insanlaştığını görüyoruz.
Evet, baktığımızda birçok eleştiri içeren bir kitaptı, okuması gerçekten keyifliydi ama bir yandan da yorucuydu. Bu da yazarın tarzından kaynaklanıyordu.
Bir sonraki yorumlarda görüşmek üzere, kendinize iyi bakın, okur kalın esen kalınn. :))