Evet bugün size gerçekten çok severek okuduğum ve okumaya elime aldığımda dakikaların nasıl geçtiğini anlamadan okuduğum bir kitaptan bahsetmek istiyorum.
Kitabımız baş karakteri mafalda. Mafalda aslında kitabımızın başlarında 9 yaşında bir kız çocuğu.
Mafalda karakterimiz gözleri ilk başlarda bulanık görmeye başlayan ve gözlük kullanan bir kız çocuğuyken, doktora gidip stargardt sendromu tanısını alıyor. Bu bilgiyle beraber hayatı değişiyor diyebiliriz, çünkü tanıya göre Mafalda görme yetisini yavaş yavas kaybedecek ve önceden gördüğü bulanık görüntü bile aranır hale gelebilecek. Hikayede aslında bundan bahsediyor diyebiliriz. Mafalda okuldaki Estella adında bir karakterle sürekli bir sohbet içinde ve aslında hayata dair bir sürü ders çıkarabileceğimiz sohbetler yapıyorlar. Mafalda görme yetisini kaybedeceği süreyi bir kiraz ağacını görmeyi ne kadar sürede kaybederse o zaman tamamen görme yetisinin kaybolacağına inanıyor. Ve sürekli görme yetisi daha da kötü gitmeye başlıyor.
Aslında biz bu hikayede bir kız çocuğunun amansız bir hastalığa yakalanıp bu hastalıktan kurtulamayacağını bilmesine rağmen çok güzel ve örnek alınabilecek mücadelesini okuyoruz.
Kitabın bana kattığı en büyük ders ise ne kadar çıkmaza girersek girelim hiçbir zaman umudumuzu kaybetmeyip mücadeleye devam etmemiz gerektiğiydi. Ne yazık ki şunu da söylemek istiyorum. Aslında kitabın yazarı Paola Peoretti de bundan yıllar önce stargart sendromu tanısı alıp bu mücadeleyi yaşayıp görme yetisini kaybetmiş biri. Bir karakterin hikayesini okurken bir yandan da yazarın otobiyografisini okuyormuş gibi hissedebiliyorsunuz. 7'den 70'e herkesin okuyup ders çıkarması gerektiğini düşündüğüm bir kitap oldu. İçimizdeki müzik ve küçük prens okuyan herkesin sevebileceği bir kitap diyebilirim. Aynı zamanda içimizdeki müzik kitabı gibi devam serisi de var. Hemen bitti diye üzülmüyorsunuz.