Mario Vargas Llosa’yı her okuduğumda kendisine hayranlığım daha da artıyor. Yeşil Ev, bugüne kadar okuduğum hiçbir romana benzemiyordu. Bölümlere ayrılan romanda, her bölümde, 5 farklı öykü yer alıyor. O öykülerde de karakterlerinin geçmişte, günümüzde ve gelecekte yaşadıkları karışık bir kurgu ile anlatılıyor. Baş sayfalarda farklı isimlere sahip olan karakterler, ilerleyen bölümlerde başka başka isimlerle karşımıza çıkıyor. Kitaba bundan kaç ay önce ilk kez başlayıp yarım bırakmıştım. Ancak dikkatli ve özenli bir okuma ile ikinci kere başladığımda taşlar yerine oturdu ve okurken büyük keyif aldım.
Birbirine tamamen zıt iki bölge olan Piura ve Santa Maria De Nieva’da geçen romanda, çok canlı resmedilen karakterler üzerinden Peru’nun ekonomik, toplumsal ve siyasal portesini çizen yazarın gerçekten nefis bir anlatımı var. Zengin bir dil, okuyucusunu Lima’da hissettirecek kadar başarılı betimlemeler, birbirinden ilginç unutulmaz kişiler ile bu kitabı sabır ve emek gösterecek herkese tavsiye ederim. Keşke bu büyük yazar ülkemizde daha geniş kitlelerce okunsa.