Nutuk… Sadece hitabet metni, siyasi konuşma ya da tarih kitabı değildir. O, bir milletin küllerinden doğuşunun, özgürlüğe yürüyüşünün ve çağdaşlığa yönelişinin ölümsüz anıtıdır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, 1919’dan 1927’ye kadar olan dönemi anlattığı bu eser; hem Türk milleti için rehber hem de biz Atatürk sevdalıları için bir vicdan kaydıdır.
Her sayfasında akıl, sabır, vatan sevgisi ve ileri görüşlülük vardır. Samsun’a çıkıştan Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılışına kadar geçen her olay; Atatürk’ün kendi kaleminden, açık, dürüst ve cesur bir biçimde aktarılır. Onun hiçbir çıkar gözetmeden, yalnızca milleti için nasıl savaştığını, yokluklar içinde nasıl yılmadan ilerlediğini, her satırda yeniden hissederiz.
Nutuk'u okurken sadece tarih öğrenmeyiz. Atatürk'ün düşünce dünyasına da gireriz. Onun kararlılığına, sabrına, düşmana karşı bile soğukkanlı duruşuna hayran kalırız. Benim için Nutuk, bir kitap değil; her okuduğumda kendimi daha güçlü, daha bilinçli ve Atatürk’e daha bağlı hissettiğim kutsal metindir.
O, Nutuk’un sonunda “Gençliğe Hitabe”de bize seslenirken, aslında zamanın ötesinden kalbimize dokunur. Biz de her defasında, onun o tertemiz mirasına daha da sıkı sarılırız.
Nutuk, sadece geçmişi anlatmaz; geleceğe nasıl yürümemiz gerektiğini de öğretir. Atatürk’e olan sevgim, onun fikirlerinin ve mücadelesinin büyüklüğünü her satırda yeniden anlamamla katlanarak artar. Nutuk, onun bize bıraktığı en güçlü mirastır. o mirasa sahip çıkmak, sadece saygı değil, bir borçtur.
“ 1919 Mayıs’ın 19’u Samsun’a çıktım. “ diye başlar.
“ Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur! “ diye biter.
Mutlaka okuyunuz! Okutunuz!