·126 syf.····Okunma: 20 Şubat 2025 16:23 Üniversite'ye hazırlık sürecinde okumuş olduğum ve bugün itibariyle tekrar bitirdiğim (Umarım, gelecekte üçüncü defa okuma ihtiyacı duymam.. -okuyacağım-) Goethe'nin ölümsüz eseri. Duyguları, melankoliyi iliklerinize kadar hissedeceğiniz bu eser, inanması güç olsada iki hafta gibi kısa bir zaman diliminde ve Goethe henüz yirmi beş yaşındayken mektuplar halinde yazılmıştır. (Belki de kağıt üzerinde iki hafta olması, yazma ihtiyacının ve yaşanılan duygu yoğunluğunun ne ölçüde şiddetli olduğuna işarettir.)
*Dikkat! Spoiler içerir*
Şehir hayatından sıkılan genç bir ressam olan Werther doğayla iç içe yaşamanın onun yaşam sevincini perçinleyeceğini düşünerek küçük bir köye gelir. Burada umutsuz bir aşka düşer genç ressam. Bu aşk zamanla hem yasak bir aşk hem de ızdırap haline dönüşecektir. Yazarın kalemini adeta konuşturarak aşkın her halini ve kişide oluşturduğu duygu selini arka planda Dönemin toplumunun sınıfsal yapısını ve sınıflar arası çatışmaları da ele alarak tüm içtenliği ile aktarması okuyanı büyüsü altına almaktadır. Ki zaten o dönem gençler arasında intiharlarda artış görülmüş, (Tıp literatüründe Werther Etkisi) Almanya'da "Werther tipi" Wertherin giydiği sarı pantolon ve mavi ceket moda olmuştur. Sindire sindire okunması gereken, düşündüren, sorgulatan, duygu yoğunluğuna neden olan Özel bir klasik. Düşünüyorum da acaba Werther (Goethe) aşkına karşılık bulsa idi, şartlar daha farklı olsa idi nasıl olurdu..
"Silahlar dolu -Saat on ikiyi vuruyor! Buraya kadarmış!- Lotte! Lotte, hoşça kal! Hoşça kal!"