·100 syf.····Okunma: 20 Şubat 2025 20:42 Artık bir kitapta da siyasetten bahsetmeyeyim değil mi? Ülkedeki insanlar ve yöneticiler hakkında bunalımlı satırlar yazmayayım. Hele ki de bunu "hayvan" temalı bir kitabın eleştiri metninde değinmeyeyim.
Başlangıçta eşitlik ve özgürlük vaat eden devrimin, sonunda yeni bir diktatörlük yaratmış olduğunu çok güzel anlatıyor. Ağır konuşmak istiyorum ama gençliğimi kaybetmek için de çok genç olduğumu düşünüyorum. (Burada bile olabilirler çünkü) Bu yüzden özgür çerçeve kapsamı dışında şunu demeliyim ki kitap tam olarak başımızdaki insanları anlatıyor. Başta bize güzel vaatlerde bulunup sözlerinden bir bir döndüğünü anlatıyor. Bize değer kıymet verdiklerini söylüyorlar ama ölümümüzü kendileri hazırlıyor, kefenimizi kendi elleriyle örüyorlar.
Kitapta çok güzel bir kalıp cümle var;
“Hayvanların bazıları Altıncı Emrin "Hiçbir hayvan başka bir hayvanı öldürmeyecek" diye buyurduğunu hatırladılar - ya da hatırladıklarını düşündüler.”
Hatırladılar ya da hatırladıklarını düşündüler... Kitabı okursanız görürsünüz her olumsuz durumu öyle sıyrılmalarla olumluymuş gibi gösteriyorlar ki sinirden kitabı fırlatmak istedim bu kadar gerçekçi olduğu için.
Yani demem o ki tüm Türkiye'nin okuması gereken bir kitap.
Ayrıca sonda bir özgürlük veya Snowball'ın dönmesini falan bekledim olmadı... Yoksa hayata olan ümitlerimizin boş olduğunu ve hayatın sonuna kadar "domuzlar" tarafından yönetileceğimizi mi söylüyor...