Sevgili Toni ile bu kitabı ile tanıştım. Yaşadığımız dünyada ırkı ve kadın kimliği yüzünden ötekileştirilmeyen kimse yoktur sanırım. Bunu ezilmiş ama güçlü bir anneye sahip olan bir erkek olarak yazıyorum. Hepimiz toplumda yer edinmek için örgütleniriz. İçsel olarak ötekileştirilme korkusuyla birleşir kümeleniriz ve o toplulukla bir başkalarını ötekileştiririz. Bu üzerimizde yarattığımız katran bizi değiştirir başkalaştırır. Rol yaparız. Toni bunu çok güzel dile getirmiş: “Herkesin bildiği şeyi söyle, aptalca sorular sor, içinden gelirmiş gibi gül, ilgilenmiş görün ve insanlıklarını her gösterdiklerinde - gösterirlerse - yüzün parlasın.” Kadınlar için ve ötekileştirilen ve hayatının bir yerinde ötekileştirilmiş tüm herkes için yazılmış bir roman. Ayrıca kitapta kısa bir çiftçi öyküsü geçer. Büyük annesiyle büyümüş Toni’nin biz okurlara armağan ettiği kısa anlamlı bir öykü.