Arkadaşlar okuyanın, okumayana asla tarif edemeyeceği bir kurgu. Hayal ve hile, zaman ve mekan kavramlarının yok olduğu bir kitap. Bir süre “ben ne okuyorum gerçek mi kurgu mu” gibi tartışmalara girdim kendi içimde. Fakat ikinci bölümde kendimi kitaba bıraktım ve bulutların üzerinde eski İstanbul sokaklarını seyrettim. Gülhane Hatt-ı Hümayun’u okundu, Meşrutiyet ilan edildi. Avrupada sanayi devrimi oldu. Hepsine Kitab-ül Hiyel’in penceresinden baktım.