8/10
·184 syf.··
2025 6. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 03:07
Dostoyevski’nin ilk kitabı İnsancıklar, tam anlamıyla “fakir edebiyatı” dedikleri türden bir eser. Ama öyle kuru kuru bir fakirlik değil, insanın içini ezen, acıtan bir fakirlik… Yoksulluğun içinde debelenen karakterler var ve onların hayata tutunma çabası, insana koca bir yumru oturtuyor boğazına. Baş karakterimiz Makar Alekseyeviç, maaşı zar zor yeten, efendi, iyi niyetli ama biraz da saf bir memur. Bir de karşısında Varvara var, o da hayatın sillelerini yemiş, acılar içinde bir genç kadın. İkili mektuplarla konuşuyor, dertleşiyorlar. Makar, Varvara’ya resmen yanık, onun için yapamayacağı şey yok ama zavallının cebinde akrep var, para bulsa bile hemen Varvara’ya yediriyor. Ama işin kötü tarafı, Varvara ona karşı aynı duyguları beslemiyor. Makar, aşkından yanıp tutuşurken kızcağız sadece bir abilik, dostluk görüyor onda. Kitap, bir yandan aşkın karşılıksızlığını, bir yandan da yoksulluğun insanı nasıl ezdiğini anlatıyor. Öyle bir yoksulluk ki, adam kendini bile unutup başkasını mutlu etmeye çalışıyor ama işin sonunda kazanan hep güçlü olan oluyor. Dostoyevski daha ilk romanında “Bak kardeşim, hayat böyle acımasız” diyor adeta. Dili biraz eski olabilir ama olay örgüsü akıcı. Mektuplar üzerinden ilerlediği için bazen “Hadi artık, yüz yüze konuşun!” diyesi geliyor insanın ama o dönem için böyle bir anlatım baya yenilikçi. Bütün o mektuplar, karakterlerin iç dünyasına girmemizi sağlıyor. Makar’ın iç burukluğu, çaresizliği, Varvara’nın hayatta bir çıkış yolu araması… Hepsi o satırlarda gizli. Sonuç olarak, İnsancıklar okuyana tokat gibi çarpan bir kitap. Fakirliğin insanı nasıl küçülttüğünü, karşılıksız sevmenin insanı nasıl tükettiğini gösteriyor. Okuyunca insanın içi burkuluyor, Makar’a üzülmemek elde değil. Ama ne yaparsın, hayat işte… İnsancıklar Fyodor Dostoyevski
1000Kitap
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,9bin okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.