Evet bir yıl aradan sonra Odysseia'yı da okudum keza geçen yıl tam bu ay İlyada'yı okumuştum. Bir yıl geçmesine rağmen her şey hafızamda sanki dün okumuşum gibi canlıydı. O sebepten ötürü Odysseia'yı da rahatlıkla okudum. Kitabın konusunu herkes biliyordur benim çok detaylı olarak konudan söz etmeme pek gerek yok ama söylemek istediğim birkaç şeyden bahsedeyim.
Öncelikle İlyada benim için en sevdiğim üç kitaptan birisi, Odysseia'yı da sevdim ama İlyada'nın yeri ayrı bende. Odysseus'un yolculuklarında karşılaştığı zorluklar, yaşadığı sıkıntı ve kederler, onu pes etmekten ziyade daha mücadeleci bir insan yapmasıyla benim için örnek alınası bir karakter oldu. Karşılaştığım zorluklarda aklıma Odysseus gelecek artık. Onun azmine gerçekten hayran kaldım. Yine bir diğer noktada şu: millatan önce 7.yy ile 6.yy arasında yazılmış bu eserde insan yine aynı insan yani günümüzde hiçbir yol katedememiş tek övgüsü aklı ve düşünebilme yetisiyle dünyaya egemen olan varlık. Artık anladım ki fıtrat aynı fıtrat, bundan bin yıl daha geçse insanlar yine birbirinin kuyusunu kazacak yine hainlik yapacaklar. Hiçbir şey değişmeyecek. Bir diğer nokta da, Odysseus'un köpeği olan Argos'un bir tek Odysseus'u tanımış olması. Burası bana çok dokundu. 20 yıl sonra evine dönen Odysseus'u kimse tanımaz ama çok sevdiği köpeği Argos onun hemen kim olduğunu anlar ama Odysseus karakterini gizler bir sebepten ötürü ve bu yüzden köpeği onu ele verir diye onu sevemez, zavallı Argos da çok sevdiği sahibi tarafından hiç sevilemeden ölür. Bütün bir kitapta canımı en çok acıtan kısım burası oldu. Çok keyifli bir okumaydı, daha çok okunsun Homeros.
Umarım filmi de çok iyi olur. Nolan bizi hayal kırıklığına ugratmaz inşallah. OdysseiaHomeros