Gönderi

6/10
·415 syf.··
2025 2. kitabı
Huzur, okuması gerçekten zor bir eser. Hatta biraz abartarak diyebilirim ki bu kitabı yılmadan okumaya devam edip bitirebildiysem pek çok şeyi de başarabilirim. İçeriğe çok değinmeyeceğim ama devam etmemi sağlayan en büyük etken yazarın bazı olayları, durumları, düşünceleri ve duyguları adeta bir şiir gibi sunmasıydı diyebilirim. Özellikle de benzetmeleri çok güzeldi. Tanpınar'ın bir durumu bambaşka terimlerle ifade etmesi, bende, sanki bir keşif yapılmış ve de ben bu keşfe tanık olmuşum hissi yarattı. Düşünmek tam zamanlı bir iş belli ki Tanpınar için. Analizlerini okuması da aydınlatıcı oldu benim açımdan. Zamanının entelektüeli olduğu çok bariz. Sanattan siyasete, felsefeden estetiğe pek çok konudaki bilgi aktarımı bunu net biçimde gösteriyor. -Spoiler içerir- Karakterlere biraz bakacak olursak, Nuran'ın Mümtaz'a olan duyguları bana pek geçmedi diyebilirim. Mümtaz'ı hayatına dahil ettikten sonra ondan uzaklaştığı süreci kafamda bir türlü oturtamadım. Boşanmış ve küçük bir çocuğu olan bir kadın olarak 1937 gibi bir senede topluma rağmen aşkını tahmin ettiğimden daha rahat yaşıyor. Entelektüel bir çevrede olmasına bağladım açıkçası bunu da. Nispeten var olan bu rahatlığına rağmen Mümtaz'dan uzak durmak zorunda kaldığını anladığımız dönemler geçiriyor. Başkalarıyla gezmek, dolaşmak zorunda. Neden? Anlamsız. Ayrılık da keza aynı şekilde. Evet Suat'ın trajik gidişi ilişkiyi sarsmıştır muhakkak ama bir çırpıda bitiverdi sanki aralarındaki şey. Zaten Suat'ın Nuran'a olan hisleri Mümtaz ile Nuran'ın arasındaki ilişkiyi çatırdatmaya yetti. Kararsız kalmalar, sorumluluk almamalar... Onu bu konuda hiç de anlamadığını söyleyip Mümtaz'a bazı yerlerde yükselmesi... Suat'ın Nuran'a olan hislerini ve bu süreçte Nuran'ın kafasının karışmasını anlamak zorunda mı bu Mümtaz? Nuran tadımı kaçırdığı için bunları bu incelemede ifade etmem şarttı diye düşünüyorum. Sonrasında dönüp baktığımda hatırlayabilmek için yazıyorum zaten bu satırları da. En sonunda da dünyada savaşın başlamasıyla Mümtaz'ın içindeki savaşın patlak vermesinin (Ölmüş olan Suat'ı olur olmaz karşısında görüp onunla konuşmalar, hatta bir ölü ile fiziken kavgaya tutuşması) eş zamanlı olması hoş olmuş. Suat karakteri de başlı başına bir kitap sanki. Onunla ilgili kısımları okumak Mümtaz'ın Nuran'a olan saplantılı aşkını okumaktan daha keyifliydi. Dünyası Nuran ile anlam kazanmış birinin Nuran'ı kaybında tabiri caizse delirmesi normal sanırım. Ama sıkıcı. Dağınık düşüncelerimle oluşturduğum bu inceleme bu kadar yeterli sanırım. Kitabı okumak isteyenlere gerçekten başarılar.
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,3bin okunma
·
40 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.