Şeker Portakalı, yoksul ama hayal gücü çok güçlü bir çocuk olan Zezé’nin hüzünlü ve sıcak hikâyesini anlatıyor. Ailesinden sevgi görmekte zorlanan Zezé, bir şeker portakalı ağacını en yakın dostu olarak görür ve onunla konuşarak hayata tutunur. Zamanla Portuga adını verdiği bir adamla gerçek bir dostluk kurar. Ancak hayatın acımasız yüzü, küçük Zezé’yi de bulur. Çocuk ruhuyla sevginin, kaybın ve umudun ne demek olduğunu öğrenir.
Kitap, Zezé’nin masumiyetiyle kalbe dokunurken, çocukluk yaralarının ne kadar derin olabileceğini hatırlatıyor.
“İçimde kuşlar vardı, uçmayı unuttular.”