Çocukluk döneminde ailesinden ayrılmak zorunda kalmış veya ihmal edilmiş çocuklar sevgiden yoksun büyüyorlar. Bir çocuk için çok önemlidir anne babasının gözüne girmek. Kendisini nasıl tanımladığı önceleri anne babasının gözüyle nasıl göründüğüne bağlıdır. Annesi ne yalancı çocuksun sen diyorsa, hemen ona inanır. Çünkü yeterli tecrübesi yoktur hayatta ve en güvendiği insanın söylediği doğru olmalıdır. Tek gerçek gibi kabul eder. Ya da tekrar tekrar birşey sormasına rağmen anne babasından herhangi bir tepki alamıyorsa, söylediklerinin, düşündüklerinin bir önemi olmadığını dolayısıyla değersiz olduğunu kazıyabilir çocuk zihnine. Şimdi diyeceksiniz ki hangimiz yaşamadık benzerlerini çocukken. Hepimiz elbet bir miktar ihmal edilmişizdir. Elbette bahsettiğim ihmal ve ilgisizlik bu değil borderline kişiliklerin geçmişinde yatan. Hiçbir duygunuzun, düşüncenizin önemsenmediğini; açlık, susuzluk gibi fiziksel ihtiyaçlarınızın karşılanmadığını; ilgi, sevgi görmediğinizi ve bunu hergün tekrar tekrar yaşadığınızı düşünün. Bahsettiğim böyle bir ihmal… ve sonucunda bir borderline kişilikte olduğu gibi kırılgan bir kendilik algısı şaşırtıcı olmaz herhalde. Hayatta başına iyi şeyler gelmesini haketmediğini, düşüncelerinin ve yaptıklarının yeterince iyi olmadığını düşünmesi aslında gayet anlaşılır böyle bakınca.