·344 syf.····Okunma: 23 Şubat 2025 20:12 Merhaba arkadaşlar bugün sizlerle geçmişe bir yolculuk yapacağız vee 1870'li Yılların Osmanlısına gidiyoruz.
Rum kızı Panayota ve Türk kızı Şefika'nın hayatlarına misafir oluyoruz bu kitapta onların hayata karşı verdiği mücadelelere şahit olurken bir yandan da o dönemin havasını sonuna kadar hissediyoruz. Tiyatro salonları, kahvehaneleri, pastaneleri, farklı milletlerin bir arada yaşadığı alanlar hepsi bu kitabın içinde hatta çok daha fazlası. Avrupa etkisinde kalıp onlara ayak uydurmaya çalışırken kaybolup giden insanlarında yaşamlarına tanıklık ediyoruz.
Panayota ve Şefika ilk defa bir baloda karşılaşmışlardır o gün bu iki kızın yaşamları birbirine bağlanmıştır henüz haberleri yoktur ama birçok sınavı birlikte verecekleri yazılmıştır kaderlerine. Panayota ve Şefika balodan sonra yeniden karşılaşmışlar ve mektuplaşmaya başlamışlardır zamanla arkadaşlıkları ilerlemiş birbirlerinin sırdaşı olmuş her şeylerini paylaşır duruma gelmişlerdir.
Birgün Beyoğlu'nda büyük bir yangın çıkmış çıkan yangında Panayota'nın evi ile birlikte anne ve babası da gitmiştir geriye sadece kardeşi Mİhail ile kalmıştır onları o yangından çıkaran kişi ise Tulumbacı Sarı Ali'dir.Bu sırada arkadaşını arayan Şefika bir müddet ona ulaşamaz Panayota bu sırada kardeşi Mihail'i teyzesine bırakmış ama istenmediği için o evde kalamamıştır arkadaşı Şefika tarafından perişan bir halde bulunmuştur daha sonra
Şefika'nın evinde yaşamaya başladığı andan itibaren durdurulamayacak olaylar zinciri başlamıştır bu aile için ve Panayota için, bir yandan Panayota'nın peşine düşüp ona aşık olan onu elde etmek için her şeyi yapan Sarı Ali bir yandan Avrupa hayat tarzına özenen Şefika'nın babası Nuri Bey, kendi geleneksel düşüncelerinden vazgeçmeyen annesi Refiye Hanım, Sarı Ali'ye ilgi duyan ve belli bir dönem aklını yitirme dercesine gelen Şefika..
Kül Şehir bizlere sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor o dönemin sosyal özelliklerini, insanların benimsedikleri yada benimsemeye çalıştıkları hayat tarzlarını, fikirlerini, yasaklarını, tarihini, sürgünlerini, kalpazanlarını ve birçok şeyi anlatıyor anlatmakla kalmıyor hissettiriyor ve kafamızda canlandırıyor.
Osmanlının ruhunu yaşamak isteyen o dönemin sokaklarında kaybolmak, insanları ile karşılaşmak isteyen herkese şiddetle ve ısrarla tavsiye ediyorum.
Sizce hayat ile verdikleri bu mücadele nasıl sonuçlanmıştır bu isimlerin?
Sarı Ali Panayota'yı kazanmak için neler yaptı?
Şefika'yı delirtme noktasına getiren olaylar nelerdi?
Osmanlının bir pastanesinde yada tiyatrosunda karşılaşmak dileği ile kitapla kalın....