Beğenmek az kalır elbette, dünyanın en güzel kitaplarından biri olduğuna bir kez daha emin oldum. İlk okuduğumda da beğenmiştim ama sanırım bu sefer daha bir hoşuma gitti.
Bazı kitapları herkesin okuması gerektiğini düşünüyoruz zaman zaman ama bazı kitapları da defalarca okumak gerekiyor, bir kez okumak yetmiyor. Unutuyoruz, üstüne başka şeyler diziyoruz, altta kalıyor. Tutup arada bir üste çıkarmak gerek, bazı şeyleri hatırlamak için, bazı şeyleri daha iyi anlamak için.
En sevdiğim alıntı “Büyükler sayılara bayılırlar. Onlara yeni bir arkadaşınızdan bahsettiğinizde gerekli soruları asla sormazlar. "Sesi nasıl?" diye sormazlar mesela. "Hangi oyunları sever? Kelebek koleksiyonu yapıyor mu?" diye sorduklarını asla göremezsiniz. Onlar sadece, "Kaç yaşında? Kaç kardeşi var? Kaç kilo? Babası ne kadar kazanıyor?" diye merak ederler. Bunları öğrenince arkadaşınızı tanıyabileceklerini sanırlar. Büyüklere, kırmızı tuğlalı, pencerelerinden sardunyalar sarkan, çatısında güvercinlerin uçuştuğu çok güzel bir ev gördüm" derseniz bu evi gözlerinde canlandıramazlar bile. Onların anlayabilmesi için, "Yüz milyonluk bir ev gördüm", demeniz gerekir. İşte o zaman, "Aa, ne kadar da güzelmiş!" derler.