5/10
·240 syf.··
2025 16. kitabı
Kantinci tostu gibi bir kitap. Bol mazemeli zannediyorsun ama sana bol ketçaplı kuru bir tahta kivaminda margarin sürülmüş ekmek yediriyor. Arada sucuğa ve kaşara rastlarsan ne mutlu sana. Yazarın bitirebildiğim ikinci kitabı. Daha önce iki kitabını yarım bırakmıştım. Bu kitabı da çok sürükleyici olduğundan degil yarım bırakmak alışkanlık haline gelmesin diye bitirdim. Yazar bir şeyler anlatıyor ama okurken tat alamıyorusun. Alegorik bir anlatım var gibi ama kim neyi sembolize ediyor belli değil. Eserin bir mesajı var mı ben onu çözemedim. Ağladıkça gözlerinden taşlar dökülen Güldiyar'ın başına ne geldi, annesi niçin öldü, Halil'in hikayedeki rolü ne, Cevher kadar silik bir aşık hikayeye ne kazandırdı? Böyle onlarca soru işareti ile kitap bitti. Boşlukları okur tamamlayacaksa yazar ne işe yarar? Roman kahramanları her an karşılaşabileceğimiz insalar ama onlar da etkili bir şekilde anlatılmıyor, kahramanla duygusal bag kuramıyorsun, sırf karnım doysun diye yenilen kantinci tostu gibi bir roman. Kitabın güzel tarafı yazarın kısa cümleler kurması, bu okumayı kolaylaştırıyor. Hasan Ali Toptaş' ın abartılmış bir yazar olduğunu düşünmeye başladım. Dört kitapla bu kararı vermek biraz acımasızca duruyor o yüzden diğer kitaplarını da okumayı deneyeceğim. Umarım fikrim değişir.
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma
·
51 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.