·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Şubat 2025 00:51 Eren Abaka’nın ilk romanı olan Mahrum, insan ruhunun derinliklerine inen, gerilim dolu etkileyici bir eser. İlk sayfalardan itibaren, yazarın güçlü anlatımı ve karakterlerin iç dünyalarını işleyiş biçimi sayesinde kendimi olayların tam ortasında buldum. Kitap, geçmiş ve günümüz arasında gidip gelen kurgusuyla gizemi adım adım örüyor ve her sayfada gerilim dozu artarak devam ediyor.
Roman, 1998 ve 2018 yıllarında geçen iki ayrı zaman diliminde, Yusuf, Kadir ve Hatice adlı üç karakterin iç içe geçmiş yaşamlarını ele alıyor. Yusuf, meraklı ve masum bir çocuk; Kadir, tekerlekli sandalyeye mahkûm genç bir delikanlı; Hatice ise annesi tarafından eve hapsedilmiş bir kadındır. Bu üç karakterin hayatları, bir gece yaşanan trajik bir olayla geri dönülmez bir şekilde değişiyor.
Özellikle karakterler arasındaki bağlantılar ve onların psikolojik derinliği beni en çok etkileyen unsurlardan biri oldu. Yusuf’un masumiyeti, Kadir’in çaresizliği ve Hatice’nin sıkışmışlığı, hikâyeyi sadece bir gerilim romanı olmaktan çıkarıp çok daha katmanlı bir anlatıya dönüştürüyor. Yazar, her bir karakterin iç çatışmalarını öyle bir işliyor ki, bazen kendimi onların yerine koyup “Ben olsam ne yapardım?” diye düşünmekten kendimi alıkoyamadım.
Anlatım dili son derece akıcı. Olaylar birbirine öyle ustalıkla bağlanıyor ki, bir bölümü bitirdiğimde hemen diğerine geçmek istedim. Betimlemeler ne çok uzun ne de gereksiz yere kısa; tam kararında bir atmosfer yaratıyor. Zaman zaman satır aralarında hissettirdiği karanlık ve tedirgin edici hava, okudukça üzerime çöktü. Yazar, gerilimi klişelere düşmeden, karakterlerin psikolojisine dayanarak kurguladığı için hikâye daha etkileyici hâle gelmiş.
Mahrum, sadece bir gerilim romanı değil; aynı zamanda insanın en derin korkularını, bastırılmış duygularını, aile ve toplumun birey üzerindeki baskısını anlatan güçlü bir hikâye. Eğer sürükleyici ve atmosferik bir roman okumak istiyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle gerilim ve psikolojik derinliği seven okuyucuların kaçırmaması gereken bir roman.