kitabın 1980'de yazılması, bilişsel terapiye dair öğretileri -örneğin düşüncenin duyguyu ve hareketi etkilemesi- pratik hayatta çok yararlı olması bir yana; bence kitap gereksiz derecede uzun. bilişsel çarpıtmaları -ki birçoğumuz az çok bunların farkındadır- anlayınca ve bunları nasıl mantık süzgecinden geçireceğinizi anlayınca kitap aslında bitiyor. ama yazar 300 sayfa daha farklı örneklerle tekrar tekrar anlatmak istemiş.
kitabın özeti aslında iki bin yıl önce M. Aurelius tarafından söylenmiş şu sözler:
“Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.”
neyse genel olarak faydalı bir kitap. aşağıya da yazarın devamlı olarak döndüğü en çok yapılan 10 bilişsel hatayı bırakıyorum:
# ya hep ya hiç düşüncesi
her şeyi siyah ya da beyaz görürsünüz. eğer performansınız mükemmelin altındaysa,
kendinizi tamamen başarısız bulursunuz.
# aşırı genelleme
tek bir olumsuzluğu hiç bitmeyecek bir başarısızlık demekmiş gibi görürsünüz.
# zihinsel filtre
tek bir olumsuz ayrıntıyı bulur onunla uğraşıp durursunuz; gerçeğe bakışınız,
bir damla mürekkebin tüm şişedeki suyu bulandırması gibi kararır.
# olumluyu geçersiz kılmak
olumlu olayların şu ya da bu nedenlerden “sayılmaz” olmasında ısrar edersiniz.
böylece günlük hayatınızla ters düşen olumsuz bir düşünceye kapılırsınız.
# sonuçlara atlama
vardığınız sonucu destekleyecek kesin kanıtlar olmamasına rağmen olumsuz bir
değerlendirme yaparsınız.
# akıl okumak:
kendinizce birinin size ters davrandığınız düşünür, araştırmaya gerek bile duymazsınız.
# falcılık:
işlerin kötü gideceğini ön görür, kehanetinizin bir gerçek olduğuna ikna olursunuz
# aşırı büyütme yada küçültme
olayların önemini abartırsınız (beceriksizliğiniz ya da başkasının başarısı gibi),
ya da minicik kalıncaya kadar küçültürsünüz (iyi özellikleriniz ya da başkasının
kusurları gibi). buna “dürbün hilesi” de denir.
# duygusal kararlar
olumsuz hislerinizin aslında gerçeği yansıttığına inanırsınız:
“hissediyorum, o halde gerçek olmalı.”
# -melı, -malı cümleleri
kendinizi -meli, -malı’larla motive etmeye çalışırsınız.
# etiketleme
aşırı genellemenin uç halidir. hatanızı tarif etmek yerine,
kendinize olumsuz bir etiket yapıştırırsınız. “ben beceriksizim”.
başka birinin hoşunuza gitmeyen davranışı karşısında “kahrolası iğrenç herif’” dersiniz.
yanış etiketleme bir olayı çok renkli ve duygu yüklü bir dille anlatmayı içerir.
# kişiselleştirme
kendinizi, aslında başlıca sorumlusu olmadığınız olumsuz bir olayın nedeni olarak görürsünüz.