• Ey gâfil! Gaflete dalmışsın, kendini kaybetmemen için tutmuş, ayağına bir ip bağlamışsın (bkz. yorum). • Şükretmeyişin, unutkanlığın, vaktiyle gördüğün kerem ve lûtufları sana hatırlatmıyor. • Çünkü, gönül ehlinin gönülleri senden incindiği, sana darıldığı için, o yol, o kerem ve lûtuf yolu sana kapandı. • Çabuk ol, onları bul. Onlardan af dile. Bulut gibi gözyaşı dök. Ağla da: • Onların gül bahçeleri sana karşı açılıp saçılsın, önüne tatlı, olgun meyveler dökülsün. • Hem de onların karşısında dön dolaş, Ashab-ı Kehf'in köpeği ile kapı yoldaşı isen, yani velîlerin dostu isen, kapı beklemekte bir köpekten de aşağı olma (geri kalma). • Köpekler bile mahallelerine gelen serseri köpeklere "İlk evden gönül bağını koparma." diye öğüt verirler.
Sayfa 44 - Ötüken Neşriyat, 20. Basım, İstanbul 2021 (Çeviren: Şefik Can)·Kitabı okudu
·
39 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
MURAT AYDIN
Gönderi Sahibi
Hz. Mevlânâ bu beytinde târihî bir hikâyeye işaret buyuruyor. Bizim Nasreddin Hoca gibi bazı fıkraları pek mânâlı olan, Hebennega adında, Araplar adında yetişmiş bir ahmak adam varmış. Garip hareketleri ile pek meşhur olan bu zât, arada sırada kendini unutur, "Ben kimim?" diye ötekine berikine sorarmış. Kendini unutmamak için, bir çâre olmak üzere, ipten bir halka yapıp boynuna geçirmiş. Arada sırada o halkayı yoklar, "Hâ benmişim." diye kendini bulurmuş. Bir gün uyumuş, kardeşi de o uyurken; onun boynundaki halkayı çıkarıp kendi boynuna takmış. Hebennega, uyanıp da halkasını kardeşinin boynunda görünce: "Kardeşim, sen bensin ama ben kimim?" diye sormuş. Hz. Mevlânâ velîlerin birçok lûtuflarını, iyiliklerini gördüğü halde, onları unutup, nimeti inkâr edenlere hitâben: "Bâri ayağına ip bağla da, gördüğün iyilikleri unuttuğun gibi kendine de unutma" diyor.