Çağdaş Edebiyat’ın inceliklerinin mistisizmin gizemi ile harmanlanmasıyla birlikte güncelliğin içine rutin hayatın da işlenmesi sonucu kurgulanan #ağustosmavisi #deborahlevi ile tanışma kitabım oldu…
Herkese hitap edeceğini düşünmediğim kitapta yazar;evlatlık, dünyaca ünlü bir piyanist olan Elsa karakterinin biyolojik annesini hiç tanımamasının verdiği içsel boşluğunu müzikle doldurmaya çalışmasının yanında pandemi döneminin insanlar üzerindeki olumsuz psikolojisine de değinen yazar araya karakterin psişik ruh ikizini yerleştirmesi kitabın gizemini arttırırken;olayların Atina,Londra,Paris üçgeninde geçmesi kitabın kurgusunu geniş bir mekana yaymış…
Çok akıcı olan kitapta;müziğin,insanın arayışının,geçmişi ile hesaplaşmasının günlük olaylar silsilesi ile verilmesi kitabın çok kapsamlı olmasını sağlarken okuyanı da farklı dünyalara götürüyor…
Ancak hem günlük olayların,hem karakterin psikolojisinin hem de mistisizmin aynı anda kullanılırken her şeyin çok savruk olması bana göre kitabın ahengini bozmuş…Derinliği ararken yüzeysel bulduğum bir kitap oldu…
Beklentimin altında kalan okumasam da olurmuş dediğim bu kitabı özellikle çağdaş edebiyat sevenlere öneririm…