YALAN#okudumbitti
Bilmek ile Anlamak;Görünen ile Görünmeyen arasındaki farkı oluşturulan karakterler ve ele alınan konunun derinliği ile harika bir kitap olan Yalan kitabını çok severek 10 günde okudum…
Toplumun her döneminde bir kahraman yaratma duygusunu elen alan Tahsin Yücel zengin dili ile akademisyenlerden medyaya kadar ince bir ironi ile okuyanı oluşturduğu Pasif karakter Yusuf Aksu’nun hem iç dünyasında hem de sosyal dünyasında gezintiye çıkarır.
Peki kimdir bu Yusuf Aksu;annesi öğretmen olan babasını tanımayan ve küçüklüğünden itibaren ansiklopedilerle iç içe yaşayıp bütün bilgisini kısa ve net olarak oralardan alan arkadaşı mı kardeşi mi belli olmayan Yunus’dan Evrensel Dilbilim Teorisinin genel çerçevesini kavrayıp annesi,üvey babası da ölünce üniversiteyi yarım bırakıp kabuğunda yaşayan bu silik karakter nasıl ön plana çıkıp bir profesör kadar saygı görüp herkesin gözdesi olur;insanlar düşünmeden her dönem moda Olan bir geleneği sürdürmeyi severler,her dönemin bir trendi vardı işte Tahsin Yücel bu temayı bir oya misali ince ince işleyerek nefis bir kitap kurgulamış…
Dilin ön planda olduğu;insanların derinlikten uzak yüzeysel yaşamayı seçerken akademisyenlerin dahi derine inemeyip yüzeyde kaldıklarını çok güzel anlatan bu kitap gönülden tavsiyemdir…
Hayatı baştan sona Yalan üzerine kurulan insanların dostları da sahte olur mesajı üzerinden toplumsal eleştiri kıvamındaki bu güzel kitap bu yılın favorileri arasına girdi iyi ki okudum..
KİREÇ OCAĞI#okudumbitti
Duymak ile işitmek arasındaki ince çizgiyi bir paragraflık monolog tarzında kaleme alan ve Bernhard’ın başyapıtı sayılan Kireç Ocağı okuduğum diğer Bernhard kitapları gibi beni büyüledi…
“İnsan insanla kirlenir”cümlesi kitabın kilit noktası olup 20 yıllık engelli eşini öldüren deliliğin sınırlarında gezen;Konrad’ın beyninde gezinen okuyucu hayatın algoritmasını bu zihnin süzgecinden geçirerek tutarken Bernhard’ın;insanlar,varoluş,yazma eylemi gibi düşünlerini de satır aralarında yakalayıp onun keskin zekasına hayran kalır…
Bernhard okumanın,onun felsefesini anlamanın bir ayrıcalık olduğunu düşünen bir okur olarak oluşturduğu Konrad karakterinde de bunun ince yansımasını resmen yaşadım;deliliğin sınırlarında gezen bu karakterin yıllardır yaptığı araştırmalarına istinaden yazamamasına sebep bulduğu dışsal faktörleri öyle ironik bir şekilde kurgusuna yerleştirmiş ki bu zekaya hayran olmamak elde değil…
Çok severek okuduğum bu kitabı özellikle zor ve farklı okumayı sevenlere ve Bernhard hayranlarına kesinlikle tavsiye ederim…