Herkese selam. Beni yıkan, yakan, okyanusun derinliklerine sokan o kitabın yorumuyla geldim. Uzatmadan konusundan bahsedeyim. İlk kitaptaki heranın platonik aşkı bu kitapta son buluyor. Birbirlerine karşı duygularını belli etmeye başlıyorlar ama buna bir isim koyamıyorlar başta. Daha sonra gitgide ilişkileri oturuyor. Kitabın ilk yarısında onların bu tatlı, harmanlanmış, acılarla birleşmiş güzel ilişkilerini okuyoruz. Yeri geliyor gülüyoruz, yeri geliyor hüzünleniyoruz. Ama kitabın ikinci yarısı hakkında hiç yorum yapmayacağım. Ondan sonra işler klasik bir lise kurgusundan ayrılıyor ve farklı bir dünyaya adım atıyoruz. Kitabın konusu böyle. Şimdi yorumuna geçelim. Yazar, kitabın en başından beri iyi sonla bitmeyeceği hakkında spoiler verip duruyordu. Yani hissettiriyordu. Bunu diğer yarısını okurken direkt söyledi resmen. Ama bunu kabullenmek o kadar zor oldu ki. En son ana kadar belki bir Kurtuluş olur diye bekledim. Bu kitapta hera'dan çok, atlasın iç dünyasına baktık. Ve şunu söyleyebilirim ki atlas'a aşık oldum ve bu konuda hera'ya hak veriyorum. Kim aşık olmaz? Onun, dışından gözüktüğü gibi bir insan olmadığını zaten biliyordum. Hera atlasa ilk kitapta "sana acıyı öğreteceğim" diyordu, bu kitapta ise atlasa "Büyümüşsün" dedi. Aslında büyüyen Atlas değildi, büyüyen onlardı. Aşklarıyla beraber büyüdüler. Yazarın cümleleri, diyalogları okutturuyor kitabı. Öyle aman aman heyecanlı bir kurgusu olmamasına rağmen gram sıkılmıyorsunuz. Duyguları okurken keyif alıyorsunuz çünkü. Beğenmediğim bir kaç detay vardı ama ona rağmen 10 puan veriyorum çünkü hissettirdiklerini inkar edemem. İlk olarak hera'yla bütünleşemedim ama hep benim kızım gibi oldu. Yaralı kızım. Bunun sebebiyse olaylara yaklaşım farkımız olabilir. İkinci detay Mina'nın yaşadıklarıyla karakteri pek oturmamış gibiydi. Çok bahsedilmedi kendisinden zaten. Daha sert ve zor uyum sağlayan birisi olmasını beklemiştim. BİR DE RÜZGARIN O CİDDİ İLİŞKİ YAPTIĞI DEFNE'YE NOLDU HOCAM? keşke ondandan bahsedilseydi. Ama bunlar sorun değildi. Çünkü bu kitap onların değil, adları bir gazete sayfasında bile yan yana gelemeyecek Atlas katrivas ve Hera Yarkan'ındı. Çok çok beğendim. Bana hissettirdiği duyguları en derinlerimde hatırlayacağım hep. Size hep minnetle Atlas'ım ve Hera'm. Bundan sonra Büşra ne yazsa okurum. Kendisini çok seviyorum zaten, imza gününe de gitmiştim. Sana da minnetle yazarım. Kitabı okuyacaksanız boğulacağınız sulara girmeye hazır olun. Çünkü bu kitap, göğsünüzü yakmayan hiç bir şeyi aşktan saymıyor.