Gönderi

10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2025 21:37
Dervişin Teselli Koleksiyonu, doğunun ve batının binlerce yılda oluşturduğu teselli birikimini yaralı gönüllere cömertçe ulaştıran bir kitap. Yazar, bu çalışmasında İslam büyüklerinin kalp ve ruhlara şifa yaklaşımlarına yer verdiği kadar, yabancı düşünür ve yazarlara da söz hakkı vermiştir. Bu kitabın her kesimden insanın düşüncesine, tesellisine yer vermesinin sebebini yazar, şu gerekçelerle açıklamıştır: “Sınırlar ülkeleri birbirinden ayırabilir ama kederleri ayıramaz . Dünyanın neresinde hangi kültür içinde yaşıyor olursa olsun, insanın dertleri benzerdir. Şair, “Kederlerde bütün yüzler birleşir” derken bu ortak paydayı kastediyor olmalıdır. Bazı insanlar zengin bazıları ise fakirdir; kimileri hasta kimileri sağlıklıdır; bilgili insanlar da vardır cahiller de; ancak bir kedere sahip olmayan tek kişi bile yoktur. Evet, kederler ve teselliler evrenseldir, insanlığın müşterek malı ve meselesidir. Bu yüzden bütün insanları kaynaştıracak, kardeşliği hatırlatacak, dünyadaki çatışmaları dindirecek olan sınırlı güç; keder, musibet ve teselli kavramlarında aranmalıdır.” Her teselliye uygun bir bölüm var kitapta. Her bölümün ayrı bir konusu olsa da vermek istediği mesajları kısa not ve alıntılar halinde ekleyeyim: Hepimiz gün içerisinde hüzünlendiğimiz, dertlendiğimiz, şikayet ettiğimiz olaylarla karşılaşırız. Kimi zaman küçücük olurken bu musibetler kimi zaman büyük kitleleri etkileyecek kadar büyük olabilir. Önemli olan bu olayları karşılayış biçimimiz. İnsan, başına gelecek mukadder hadiseleri değiştiremese bile o hadiselere verdiği tepkiyi etkileniş biçimini yorumlarıyla değiştirebilir. Montaigne der ki: ”İnsan, etrafında olup bitenlerden çok olup bitenlerle ilgili kendi görüşlerinden etkilenir.” Mutsuzluk bizim yorumumuzdur, “ İnsan kendini mutsuz olduğuna inandırdığı kadar mutsuzdur.” Keder insanı bazen yaralayarak, bazen hasta ederek, saadetini bozarak, ekonomik sıkıntılar ve benzeri sorunlar aracılığıyla başka birtakım felaketlerden kurtarmaktadır. İbn-i Kesir’ in dediği gibi: “Çünkü ben, hayrın hoşuma gidende mi gitmeyende mi olduğunu bilmiyorum.” “Cenab-ı Hakk insanı tertemiz yapmak ve bu dünyadan onu günahsız ayırmak maksadıyla belalara müptela kılmaktadır. Musibetler günahlara kefaret olmasaydı, günahlar dünyevi musibetlere dönüşerek affedilmiyor olsaydı, günahların cezaları tamamen ahirete bırakılmış olacaktı. Böylelikle dünyadaki geçici musibetler ahirette kalıcı dertlere dönüşecekti.” “İnsan evrene nasıl bakıyorsa evren de ona göre şekillenir. Güzel görüyorsa güzel bakmıştır. Çirkin görüyorsa, bakışında bir farklılık vardır. Herkes kainatı, kendi algılarına yansıyan biçimiyle hissettiğine göre, kainatın durumu nesnel değil, özneldir. Bela, bizden kaslarımızı çatmamızı, feryadı basmamızı umarken, hiç beklenmedik bir şekilde gülümsemeye başlarsak nasıl bir değişiklik olur? Schopenhauer der ki, ‘Dışsal olaylar ancak içsel olayların izin verdiği ölçüde kişiyi etkiler.’ Dolayısıyla düzeltilmesi ilk gereken yer zorlu dış dünya değil, bakış açımız yani iç dünyamızdır. Dirilişimizi başlatacak güç orada yatmaktadır.” “Önümüzdeki yolda daima taşlar olacak. Bunları tökezlenecek engeller olarak mı, yoksa üzerlerine basılacak merdivenler olarak mı göreceğiz?” Kitabın benim üzerimde sarsıcı, hatırlatıcı, adım attırıcı bir etkisi oldu. Göğsümdeki manevi boşluğa dokundu. Huzur veren bu kitabı sürekli ulaşabileceğiniz bir yerde bulundurun. Sevin, düşünün, İRDELEYİN.. Kitapla kalın!..
Dervişin Teselli KoleksiyonuMecit Ömür Öztürk · Hayykitap · 201710,1bin okunma
·
105 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.