·192 syf.····Okunma: 26 Şubat 2025 10:18 Hulusi Armağan Yıldırım'ın uzun süredir okumayı düşündüğüm fakat temin edemediğim bir diğer kitabıydı ''Zor Çiçekler''.
Kitap yurtta büyümüş çocukların yurda geliş süreçlerini, yurtta yaşadıklarını ve yurttan ayrıldıktan sonra toplumda var olma mücadelelerini anlatır. Kitabı okurken kendimden bir şeyler bulduğum o kadar çok şey oldu ki anlatamam. Bunun nedeni benim de eğitim sürecim boyunca uzun yıllar yurtlarda kalmış olmamdır. Bu yüzden yazarın betimlediği odaları, yemekhaneyi, çamaşırhaneyi, yurdun bahçesini yani kısacası her şeyi tüm gerçekliğiyle gözümün önüne getirebiliyorum. Buraya kadar yazdıklarım, kitabın beni on yıl öncesine götürmesinden ve o yıllardaki yurt ortamında hissettiklerimi tekrardan hissettirmesinden dolayı yazmak istediğim duygularımdı.
Gelelim yazacaklarımın ''Sosyal Hizmet'' mesleği kısmına.
Kitabı okudukça Sosyal Hizmet mesleğinin insanların hayatını olumlu yönde değiştirme gücünü yazılan her hayat hikayesinde yeniden anlıyorsunuz. Bir çocuğun, ailenin, kurumunuzda çalışan personelin hayatına nasıl dokunulabildiği ve dokunduktan sonra ortaya güzel sonuçları çıkardığını görebiliyorsunuz. Bu, mesleğin temel amacını taşır. İnsanların hayatına dokunup ve o insanların kendi kendine yetebilmeleri için gereken ortamı sağladığınızda anlamsız gelen hayat nasıl bir anda her şeye rağmen yaşanılması, mutlu olunması gereken bir şeye dönüşüyor.
Her insan bir amaç taşır. Eğer siz tükenmiş, amaçsız insanlara o amaç için mücadele gücünü sağlarsanız değişimin güzelliğini o zaman görebilirsiniz. Ekilmesi, Büyümesi , çiçek açması, koca gökyüzünü güzelleştirmesi gereken nice tohumlar(hayatlar) var. Ve bizim tüm bu güzelliklere ihtiyacımız var...