Sarsıcı bir konusu var kitabın, herkesin hazmedemeyeceği bir tabu konu. Ama daha fazla söylesem spoiler olacak. Bu yüzden ana karakterler hakkında bir şeyler yazmak istiyorum.
Walter Faber mühendistir. UNESCO için dünyanın dört bir yanında kalkınma projelerinde montaj sorumlusu olarak çalışır ve el üstünde tutulur. Faber'ın en büyük özelliği tekniği müsrif doğadan üstün görmesi, hayata rasyonel ve duygudan uzak şekilde bakması ve insan arası ilişkilerde 'soguk' denebilecek bir tip olması.
Bir dönem sevgilisi olan Hannah Piper ise Walter'in tam tersi. Kendi ayakları üzerinde duran bu güçlü kadın, hayata teknik ve pragmatist gözlükle bakan sevgilisinin aksine sanat ve kültüre meraklıdır.
İlişkileri Hannah'nın hamile olduğunu söylemesi ile kopma noktasına gelir. Çünkü Faber, haber aldığında sevinmek yerine, sevgilisine 'emin misin? En son ne zaman adet oldun?' gibi kendince masum (çünkü rasyonel) ve doğal ama bir kadın için 'no go' olan bir tepki vermiş ve Hannah'nın 'bununla birlikte olamam, hele çocuk hiç büyütemem' diye düşünmesine sebep olur.
Sevgiliyken Faber'le evlenmeye yaklaşmayan ve hamile kalınca çocuğu aldıracağını söyleyip Faber'den ayrılan Hannah bir zaman sonra onunla ilgilenen Faber'ın yakın arkadaşıyla evlenir ve Faber'ın hayatından çıkarlar. Seneler sonra bir gemi yolculuğunda tanıştığı bir insan, Faber'in ara ara düşündüğü Hannah ve kocası ve mazisi ile tekrar yüzleşmesi gerekir.
Max Frisch almanca okuduğum yazarlar arasında en sevdiklerimden. Yazı stili, insan piskolojisine inişleri, hikayelerindeki olay örgülerinin sağlamlığı, kitabın finale doğru akışında ve bilhassa sonunda adamı tokat yemiş gibi bırakması, ruhen sarsması onun edebi gücünün ve değerinin en büyük kanıtı.
Andorra ve Mein Name sei Gantenbein favori kitaplarım arasında, onunların yanına yakışan ve kolaylıkla bir yer bulacak bir eser...