Benliksizleştirildiğimiz gerçeğinde farkındalık!
9/10
·199 syf.··
2025 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 17:41
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Öncelikle kitabın ilk basımının 1985 yılı olduğunu bilmek, değerlendirme açısından daha sağlıklı olacaktır ki günümüzde o terapi, şu seans, bu dizilim derken ticarileştirilen bir konudan söz ediliyor. Kadının gerek sosyal hayatta, gerekse aile ortamında benliksizleştirildiği ya da benliksiz varoluşuna farkında olmadan neden olduğu, bunun sonucunda aşırı yüklenen tarafta kalıp öfke dansına tutulduğu gerçeği ile kadınlar için yazılmış bir kitap olsa da erkeklerinde okuması gereken bir kitap. Sonuçta bir erkeğin bir kadından var olması bunun için yeterli bir sebep. Dönemine göre çarpıcı bir konu olduğunu düşünmekle birlikte, günümüzde biraz suyunun çıkarıldığı bir gerçekte, öfke anında içinden 20'ye kadar say, derin nefes al vb geçici çözümler yerine öfkenin temellerine inip öfkeyi dönüştürmekten bahsedilmiş. Peki nasıl olacak bu? Eş, patron, anne-baba, kardeş, çocuklar ile yani iletişim halindeki her birey ile yaşanılan öfkenin nedenleri, örnekler üzerinden açıklanmış. Dönüşümün kolay ve hızlı olamayacağını belirtirken sonlara doğru uygulamaya yönelik taktiklere yer verilmiş. Özellikle kadının çocukluk yaşantısındaki aile tutumları ve üç kuşak öteye gidip ayrıntılı soy ağacı çalışması öfke nedenini bulmada işin temelini oluşturuyor. Bu konuyla ilgili ön okumalar hiç yapmamış olsaydım şaşırtıcı bir okuma süreci olurdu benim için. Öfke dansından çıkmak için yapılabilecekler; 1. Öfkenin sebebini belirle. (Ayrıntılı soy ağacı) 2. Önceki yaşantının öfkesi, şu an kime yansıyor, analiz et. 3. Üçgenden çıkmak için o kişiye kendini ben diliyle anlat. 4. İleriki günlerde biraz kendini geriye çek ve eleştiride bulunma. 5. Kışkırtmalar olacak, dansa davetlere aldanma, diren. 6. 3 hafta sonra değişimi gör. Burada akla takılan bir durum söz konusu. Özellikle vurgu yapılan konulardan biri, ailende diyelim ki 2. çocuksun ve 5 yaşında bir travma yaşadın. Büyüdün, evlendin, 1. çocuğun oldu, herşey yolunda. Ardından 2. çocuğun oldu herşey güzel ta ki 2. çocuğun 5 yaşına gelene kadar. İşte o zaman ebeveynlik tutumun değişiyor ve 2. çocuğuna daha öfkeli davranmaya başlıyorsun. Çünkü o sana çocukluğunu, o yaşlarda yaşadığın travmayı hatırlatıyor. Çocuğuna sert çıkışların oluyor, yukarıdaki 3.maddede dediği gibi gidip onunla ben diliyle konuşup hatalı olduğunu söylüyorsun, özür diliyorsun. Peki o çocuk bunu anlayabilecek mi? Senin öfkelendiğin davranışı yapmakta kendini haklı görüp, davranışını sonraki günlerde tekrarlayacak mı? (Bu soruyu kitap üzerine sohbet ederken kız kardeş arkadaşım sordu. Evet cevap konusunda emin değilim.) Psikoloji konusunda kendimce okumalar yapıp 2 erkek çocuğu annesi olarak daha az hata yapmak için çabalarken bir ablamın dediği cümleyi buraya bırakıyorum. "80-90"ların çocukları anne-babaların gözüne girmek için çabalarken şimdi çocukları için kendilerini feda ediyorlar. Evet ablam, ben o heba olanlardanım :( Bu alanda okuduğum ilk kitap olsaydı ve ardından 'Seninle Başlamadı' kitabını okusaydım tadından yenmezdi :) "Oysa kadınların öfkelerinin bilincine varmaları ve öfkelerini ifade etmeleri hep engellenmiştir. Hepimiz şeker ve baharat karışımıyız. Bizler besleyici, yatıştırıcı, uzlaşmacı kişiler ve devrilmek üzere olan gemilerin kurtarıcılarıyız. Dünyayı hoşnut etmek, korumak ve yatıştırmak bizim görevimiz. Tüm hayatımız buna bağlıymış gibi, ilişkilerimizi korumaya çalışırız." S. 9 "Öfke, hissettiğimiz bir şeydir. Her zaman bir nedeni vardır ve ilgi görmeyi hak eder. Hepimizin, her şeyi hissetmeye hakkı vardır ve öfke de buna istisna değildir." S. 11 "Önemli olan, ilişkide kesin bir konum edinmeyi ve saptanmış inançlarımıza uygun davranışlarda bulunmayı ne derece becerebildiğimizdir." S. 31 "Ne yakınlığın aynılık, birlik ya da benliksizleşme; ne de yalnızlık ve ayrılığın, uzaklık ve soyutlanma olması gerekir." S. 33 "... çoğu ciddi öfke sorunlarının ardında yatan şey, benliksizleşmektir." S. 40 "Kendini gözleme, diğerleri ile bir kendimiz arasındaki etkileşimi görme ve diğerlerinin bize karşı davranışlarının, bizim onlara davranışlarımızdan etkilendiğini anlama sürecidir." S. 44 "Genelde, eşlerin karşı tarafla ilgili olarak yakınlıkları özellikler, başlangıçta onları birbirine çeken şeylerdir." S. 47 "Evet, karşıt kutuplar birbirini çeker, ama bu, sonsuza dek birlikte mutlu yaşayabilecekleri anlamına gelmez." S. 48 "Erkeklerin çoğu duygusal yeterlilik alanında yetersiz yüklenirler ve yetersiz yüklenmeleri, kadının bu alanda aşırı yüklenmesiyle yakından ilişkilidir." S. 48 "Öğrenmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz şeyi öğretiriz." S. 88 "Öfke bizi benliğimiz hakkında daha çok, diğerleri hakkındaysa daha az uzman olmaya yönelttiğinde, bir değişim aracı haline gelir." S. 90 "Aşırı yüklenenler ve yetersiz yüklenenler, birbirlerinin davranışlarını döngüsel olarak teşvik ederler." S. 111 "Şu andaki ilişkilerimizdeki mücadelelerimiz, bizim doğumumuzdan önce başlamış bir öykünün parçasıdır. Bu öyküyü tanımak, ilişkilerimizdeki davranışlarımız hakkında nesnel olmamıza yardım edecektir" S. 112 "İlişkilerde kadınlar genellikle, 'kurtarıcı' ya da 'tamir edici' rolü üstlenerek aşırı yüklenirler. Diğer insanları şekillendirmek ya da sorunlarını çözmek bizim görevimizdir, üstelik bunu yapmak gücümüz dahilindeymiş gibi davranırız. Bir kişinin attığı ya da atamadığı tüm adımlara tepki verebilir ve sıkıntıyla yoğun öfke ya da umutsuzluk arasında gidip geliriz. Yardım etme çabalarımızın işe yaramadığını görünce, durup farklı bir şey yapmayı dener miyiz? Tabii ki hayır!.... başarısız çabalarımızı iki katına çıkarır ve sonuçta, istediğimiz gibi şekillenmeyen aşırı yüklenen bireye gittikçe daha fazla öfkeleniriz." S. 119 "Hepimiz çocuklarımızı kendimizle ya da diğer aile üyeleriyle bir dereceye denk özdeşleştiririz. Kim olduğumuzu ve bilinçaltımızdaki istek, korku ya da gereksinimlerimizi onlara yansıtırız. Kardeşlerimiz ya da anne ve babamızla aramızdaki çözülmemiş sorunlar bu yansıtmayı daha da arttırır. Anne ilk ailesiyle ilgili konularda değişim gerçekleştirmezse, şu andaki aile üyelerine karşı özellikle yoğun yansıtmalarda bulunabilir." S. 152 "Sorunlu çocuk üzerine yoğunlaşmak, sorumlu olabilecek bir evlilik ya da ebeveynlerimizle veya onların ebeveynleriyle yaşadığımız önemli bir sorunu göz ardı etmek için kullanabileceğimiz mucizevi bir ilaç gibidir. Çocuklar ebeveynlerinin yaşamlarının niteliğini bir radar gibi sezer ve kendi yetersiz yüklenme davranışlarıyla farkına varmadan, onlara yardım etmeye çalışırlar. 'Sorunlu çocuk' genellikle, ailesindeki bir sorunu çözmek ya da huzursuzluk yaratan konuların açığa çıkmasını önlemek için elinden geleni yapar." S. 161 "Başlangıçta küçük düşünün, ama düşünün." S. 169 "Sizi seven kişiler bile düşüncelerinizi okuyamazlar." S. 171 "Unutmayın ki bir insanın öfkelenme hakkı, diğerinin suçlu olduğu anlamına gelmez." S. 172
1000Kitap
Öfke DansıHarriet Lerner · Varlık Yayınları · 20254,872 okunma
·
84 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.