·384 syf.····Okunma: 04 Mart 2025 17:58 Buram Buram Mükemmeliyetçilik Kokuyor !
Gülseren Budayıcıoğlu’nun kitaplarını okumayı seviyorum. Olayların gerçek yaşam öykülerine dayalı olması ise karakterlerin hikayesini daha da ilginç hale getiriyor. Yazarın anlatım biçimi sade ve yalın, okuyucu sanatlarla metaforlarla hiç yormuyor. Okurken zaman zaman düşüncelere dalıyorsunuz ve karakteri anlamaya çalışıyorsunuz. Ancak her kitabında özenle hikaye aralarına yerleştirdiği; hayatının, eşinin ve çocuklarının mükemmel olduğuna dair paragraflar oldukça klişe ve sıkıcı geliyor. Kitapta yazarın ısrarla kendisini ve ailesini övdüğü bu kısımları karşımda sürekli kendini anlatan dur durak bilmeden öven biri varmışçasına göz devirerek okumaya başlıyorum.
Zira kaç kişi karşısına oturup sürekli kendisini ve ailesini göklere çıkaran birini sabırla dinleyebilir ki ? Kitap; akışı bozan, rahatsız eden ve mükemmellik kaygısıyla iliştirilmiş paragraflarıyla insanın okuma keyfini zaman zaman kaçırsa da hikayesiyle ilgi çekip kendini okutmayı başarıyor.
Belirtmeden geçmeyelim! Güzellik algısının bu denli kırılgan olduğu günümüz toplumunda, insanların fiziksel özelliklerinin okuyucunun gözüne gözüne sokulmaya çalışılması, güzel (!) ve yakışıklı (!) olduğu düşünülen bireylerin abartılı tasvirleri, kral (!) yakıştırması yapılan erkeğe dizilen methiyeler yersiz birer ayrıntı olarak havada kalıyor.