Öncelikle Can Bonomo'nun yazdığı ilk romanı okumak ayrı bir keyifti.
Can Bonomo, Can Temiz, İsmail Türküsev ve Can Sungur'un Podcastia yayınını dinleyen ben, Can Bonomo'nun yapısını az çok tahmin eden ben için bu kitap şahaneydi.
Zaten Can Bonomo'yu Kara Konular albümünden ayrı seviyorum. O albüm bana 6 aydan fazla arkadaşlık etti gezen gölge iken odamda.
Kitap psikiyatrik durumları çok iyi bir şekilde araç olarak kullanıyor. Karakterlerden öne çıkanlarından bazılarının hayata tutunmalarını sağlayan ilkel gücü iyi bir şekilde hikayeleştirmiş. Çok sürprizbozan olmaması adına kapalı kapalı anlatıyorum.
Kitabın dili bir kere akıcıydı. 35 günde okudu yazısına takılmayın XD 2 hafta hiç okumamıştım bazı nedenlerden. Geri kalan 2 hafta içinde de yeni kitap okumaya başlamış ben için güzel geçti. Sokak ağzıyla, konuşma uslubuyla yazılmış olması kitabın akıcı olmasındaki ana etken.
Diğer yandan oldukça samimi de yapıyor. Kitaptaki karakterlerin durumlarını, yaşadıklarını okur olarak mümkün olduğunca ben de deneyimledim. Özellikle Berhan karakterine çok uyuz oldum, bu da bilinsin XD
Sınıf çatışmalarını, insanların manevi zenginliğini, yukarı sınıflardaki gereksiz eylemleri aktarırken Can Bonomo, bana bir düşündürdü açıkçası... Yani hayatı bir sorgulattı. Özellikle If Else bölümündeki malum satır... Hayatın anlamı=0. Yani insanlık niye var? Nereye yetişiyor tüm bu insanlar, neden bu kadar hırslılar?
Neyse!
Güzel, akıcı, okuyucusuna kesinlikle keyif verecek bir kitap olmuş. Can Bonomo'nun bu kitabı ilk çıkardığını duyunca manyak olmuştum. ^^