Merhabalar
Ayın son okuması, 2024 yılı Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Han Kang'ın Veda Etmiyorum isimli kitabıydı. Çocuk Geliyor'da olduğu gibi, yazar bu kitapta da ülkesinin karanlık bir dönemini; Jeju Adasında, komünistlik suçlamasıyla 1948 yılında binlerce kişinin öldürülmesini ele almış.
Üç bölüme ayrılan kitap, yazar Gyongha karakterinin işinden ayrıldığı, ailesini kaybettiği ve tek başına yeni bir eve taşındığı dönemde başlıyor. Yazdığı kitap yüzünden yaşadığı bunalımlardan henüz kurtulamamış halde hayatını sürdürmeye çalışırken, eskiden birlikte çalıştığı, aynı zamanda arkadaşı olan İnson'dan bir mesaj alır. Hastanededir ve yanına gitmesini rica etmektedir. Gyongha hastaneye gittiğinde İnson'un parmaklarının koptuğunu ve yerine dikildiğini, tedavisinin epey süreceğini öğrenir. İnson, Jeju'daki evine gitmesini ve evde kalan papağanına su vermesini, yoksa öleceğini söyler.
Gyongha kabul eder. Yoğun tipiye rağmen bin bir zorluğa katlanarak eve varır. Bundan sonra başlayan ikinci bölümün hayal mi rüya mı yoksa gerçek mi olduğu anlaşılmıyor. İnson'un annesinin çocukken şahit olduğu katliama dair gazetelerden kesilip saklanmış yazılar bulurlar. Çocukların, yetişkinlerin yaşadığı vahşet, şahit olunan korkunç şeyler bir bir ortaya serilir. Yazar, yaşanan dehşeti net olarak anlatıyor anlatmasına ama duygusal anlamda içimizi sızlatacak şekilde değil daha çok haber yapıyormuş tavrıyla. Asıl üstünde durduğu hoşgörü, sevgi, anlayış çünkü hiçbir karakterde isyan, beddua ya da öç alma gibi duygular yok.
İkinci bölümün durağanlığı ve belirsizliği okumayı bir miktar zorlaştırıyor. @kitap.insanlari ile üzerine sohbet edince birçok yer daha iyi oturdu kafamda. Katılan, katkı sunan dostlara tekrar teşekkür ediyorum.
Sevgiyle kalın
.
#VedaEtmiyorum
#HanKang
@aprilyayincilik
Çeviri: Göksel Türközü
.
#reklamdeğil