Khaled Hosseini 2003 yılında yayımlamış olduğu ilk kitabı Uçurtma Avcısı (The Kite Runner), uluslararası alanda beğeni kazanmış ve birçok dile çevrilmiştir. Yazar bu ilk kitabında kendi hayatından esinlenerek Afganistan’da yaşanan ve günümüze hala bir sonuca ulaşamayan iç savaşın izlerini taşımıştır.
Amir ve Hassan'ın arkadaşlığını görüyoruz ilk önce. Amir ve Hassan Kabil'de, monarşinin son dönemlerinde birlikte büyüyen iki çocuktur. Amir varlıklı ve tanınan bir işadamının oğlu, Hassan ise Amir'lerin hizmetkârının oğlu. Ancak Amir'in babası Hassan'ı kendi oğlundan ayırmıyor ve ikisi kardeş gibi büyüyorlar. Amir içten içe Hassan'ı kıskansa da Hassan Amir'e ölesiye bağlı.Akıllardan çıkmayacak bir diyalog Hassan'ın sadakatini anlamamıza yardımcı oluyor. Amir,'Benim için gerçekten yerdeki pisliği bile yer misin?' diye soruyor ve 'Tabii ki yerim Amir Ağa ama asıl sen benden böyle bir şey yapmamı ister misin?' cevabını alıyor. Her şeye rağmen güzel bir hayat sürerken Sovyet işgaliyle birlikte Afganistan'da tüm hayat altüst oluyor. Bundan sonrası değişen yaşamlar, kaderin cilvesi, geçmişte yaşanan ihanet ve pişmanlıklar... Sırasıyla, Amir’in Hassan’a ihanetini görüyorum; boğazım düğümleniyor. Rus askerinin geçiş bedeli olarak kucağında bebeğiyle oturan kadınla "20 dakikacık yalnız kalma" isteğine sessiz küfrediyorum, zinâ yapan kadının bir futbol müsabakasının ardından taşlanmasını görüyorum ilk taş atılıyor ve dolu dolu bir "tak!" sesi geliyor kafasından; kirpiklerim bile diken diken oluyor. Kadını elden ayaktan tutup, bir paçavraymışçasına kamyonetin arkasına fırlatıyorlar. bu sefer daha tok bir ses çıkıyor, iç çekiyorum derinden!..