Sağlam bir limanı da bitirdik. Eser akademik anlamda doyurucu özellikle erken Pers ve sonrasına kadar kronolojik olarak hanedanların kurduğu devletleri anlatmış. Siyasi, ekonomik ve sosyal yaşamlarından da kesitler sunmuş. Akademik anlamda çalışma yapacaklar için gayet güzel bir eser, en azından nerelere bakmaları gerektiği konusunda yönerge sağlar. Çevirisi iyi değildi, amipler iyi çeviri yapamamış, bu yüzden yer yer cümleler düşüyor, kelimeler anlamsızlaştığı için. Lakin bilgi düzeyi ve kelime haznesi geniş olanlar için pekte güçlük çıkarmıyor ama bu yayını bundan ötürü bir daha tercih etmem. Batı dilinde Pers, Doğu dilinde Farsian olan İrani milletinin yapısını bir nevi gözler önüne sermiş. Başından beri çok uluslu bir yapıya sahip, çok uluslu olmak kültürel anlamda zenginlik sağlar ama Üniter yapı içinse tam tersi tehlikeli boyutlara götürür. Nitekim İran’ın bugünde ulus devlet olamayışının kökenleri burada yatıyor. İçersinde birçok kavmi eritmeye çalışmış, kısmen başarılı ama genel anlamda başarısız olmuş bir millet. Kısacası Amerika buraya girse sırf bu yapısından dolayı iki dakika da tıpkı Irak ve Suriye de olduğu gibi buraları parçalar. Siyasi bütünlükleri sağlamak adına ulus devlet yapısını güçlendirmemiz gerektiğini de bu eseri okuyarak daha iyi anlayacağız.