·140 syf.····Okunma: 02 Mart 2025 19:38 Zülfü Livanelinin okuduğum 4. Kitabı (huzursuzluk, serenad, kardeşimin hikayesi) huzursuzluk kitabına da bayılmamıştım ancak diğer iki kitabını konu ve anlatım bakımından çok beğenmiştim. Bu kitabın huzursuzluğun da
altında kaldığını düşünüyorum. Evet yazar genel olarak toplumsal sorunlara değiniyor, burda da göçmen sorununa değinmiş ancak çok alelade bir öykü olmuş çok havada kalmış. Roman kategorisine girecek bir yapı olmadığını düşünüyorum.
Spoiler içerebilir.
Hikaye Muğla Bodrumda balıkçılıkla geçinen kendi halinde olan Mustafa, eşi mesude ve denizde bir kaza sonunca kaybettikleri oğulları Deniz etrafında geçiyor. Kayıp Mustafa’nın Deniz’i bir geziye çıkardığında havanın kötülemesiyle gerçekleşiyor, bundan sonra Mustafa da mesude de içlerine kapanıyorlar. Ardından bir gün Mustafa yine denizde açılmışken bir kadın ve bir erkek cesedine rastlıyor bunları bir şekilde kıyıya götürmeye çalışırken bir de küçük kutu gibi bir şeyin içinde bir bebek olduğunu görüyor onu da ceset zannediyor. Sonradan bebeğin ölmediğini anlıyor, cesetleri teslim ederken çocuğu teknesinin içinde saklıyor. Evet bu çocuğu Mesude ve Mustafa yeni deniz olarak adlandırırlar. Göçmenlerin olduğunu anladıkları bu çocuğun annesi yaşamaktadır ve hastanede ilk uyandiginda bu çocuğu sorgular bu yüzden savcı da bu çocuğu arar. Mustafa verdiği ifadede iki ceset bulduğunu söylese de savcı onu tekrar ifade vermeye çağırır ancak Mustafa yine aynı şeyleri söyler. Ancak bu durum Mesude’nin hiç içine sinmez ve annesinin yaşadığını öğrendiği çocuğu alıp hastanede annesinin yanına götürür ve verir. (Mesude sağlık sebepli tekrar çocuk sahibi olamayacaktır) bunu duyan Mustafa Mesude’ye çocuğu verdiği için kızar ve ağır sözler ederek kavga ederler ve Mesude evi terk eder Mustafa da cezaevine girer. Kısa bir süre yattıktan sonra cezaevinden çıkar ancak Mesude hala eve gelmez annesinin yanında kalır. Hatta Mesude boşanmaya kafasına koymuştur ancak bir gün iki memur gelir ve göçmen kadının eğer onlar da isterse bu aileye çocuğunu vermek istediğini söyler. Bunun üzerine Mesude çok mutlu olur ve evine döner. Giderler ve çocuğun annesinden alırlar. Hikaye burada bitiyor.
Soyledigim gibi denilmeye çalışılan konu çok anlamlı ancak daha etkili bir hikaye olmasını beklerdim. Bunun yanında yazarın dili yine çok akıcıydı.