·380 syf.····Okunma: 04 Mart 2025 05:17 Romanımız Çukurova Bölgesi’ne “üçün beşin hesabına bakarız” umuduyla hemşehrilerinin yanına giden İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali’nin sılada yaşadıklarını anlatıyor. Ders çıkarılabilecek detayları olan bir roman olduğu için okurun bu dersleri özellikle kişiler üzerinden alması daha uygun olacaktır.
İflahsızın Yusuf, idealist tipimizdir. “Buraya ne için geldim? Para kazanıp yolumu bulmaya. Şehirliye güven olur mu kardaş” bakış açısına sahip biridir. Aralarında amacını gerçekleştirebilen tek kişi olacaktır.
Köse Hasan, yılgın ve kabulcü tipimiz. Başına gelen şeyden sonra daima bir pes ediş hakimdir bu kişide. Bunu sözleriyle anlamak gayet mümkün.
Pehlivan Ali, ah Pehlivan Ali en çok sana üzüldüm. Sürüklenen tipimizidir. Yanlışlara sürüklenen Pehlivan… Bir Pehlivana yakışır mıydı böyle bir son? Yusuf demedi mi etme kardaşlık diye? Ektiğini biçtin de değdi mi?
Ağa tayfası ve yaltakları… Günümüzde de varlığını sürdüren bu tipler olabildiğine dosdoğru aktarılmış. Laf taşıyan, kuyu kazan, yüze gülüp arkadan fitne çıkaran, üç kuruş için insanlığını satanlar… Yazık.
Kitabın içeriğiyle ilgili yorum yapmak istemiyorum. Belki ileride güncellerim ancak şu an zamana bırakıp olayları sindirmem gerekiyor.
Son olarak bir uyarı! Kitap ortaokul seviyesine uygun değildir. Bunu da önemle belirtelim. Lise sonlara doğru okunabilir.