·192 syf.····Okunma: 05 Mart 2025 14:23 Domingo yayın evine olan bağlılığımı artık cümle alem biliyor. Bu kitabı da arka kapak yazısını bile okumadan aldım. Yine çok beğendim, Domingo yine şaşırtmadı
Bu kitabın duygusal yoğunluğu biraz fazla. Zaten adından da anlamak mümkün. 13 yaşında bir kız çocuğu, kendisini büyüten ve çok sevdiği annesinin gerçek annesi olmadığını, gerçek annesine sebepsiz (?) yere geri gönderildiğinde öğreniyor.
O güne kadar hayatı mükemmel denecek kadar güzel ve sorunsuz giden bu kız gerçek biyolojik ailesinin yanına gönderildiğinde sudan çıkmış balığa dönüyor. Ne kardeşleri ile ne de anne ve babası ile bir bağ kurabiliyor. Bir tek küçük kız kardeşi Adriana ona saf bir sevgi ile kucak açıyor. Bir yandan şehir hayatını bırakıp kasaba hayatına alışmaya çalışırken bir yandan bolluk bereket içinde geçen günlerini bırakıp sefalete göğüs germeye çalışıyor.
Ama aklında hep aynı sorular var: “annem beni neden geri gönderdi? Üstelik hiçbir açıklama yapmadan sebep göstermeden. Sanki kendisi de yer yarıldı içine girdi ona neden asla ulaşamıyorum, neden iletişim taleplerimi geri çeviriyor”
Romanın büyük çoğunluğunda Arminuta’nın yeni hayatının zorlukları ile mücadelesini okuyoruz. Kitabın son 50 sayfasında da sebebi öğreniyoruz. Tahmin ettiğim hiçbir şey değildi bunu söylemek isterim. Hatta hayal kırıklığı yaşadım. Hala da kitabı bitirdikten sonra başka çözümler olabilirdi, neden bu kızı bu kadar zor bir duruma soktu ki diye düşündüm. Belki bir de annenin gözünden bir roman yazması lazım yazarın. Onun iç dünyasını bize bu romanda çok fazla aktaramamış bence, ya da tercih etmemiş de olabilir bilemiyorum sonuç olarak bu romanın ana karakteri Arminuta. Ama hal böyle olunca romanın sonu sanki biraz havada kalmış gibi hissettim ben.
Ama bence bu romanın ana fikri kişi hayatında asla tahmin edemeyeceği ve değiştirmesi mümkün olmayan zor durumlar içinde bulabilir kendini. Mühim olan tüm bu zor şartlar içinde bile ayakta kalabilmeyi başarmaktır. Arminuta da tam olarak böyle yapıyor dahası küçük kız kardeşi Adriana’yı da artık kanatlarının altına alarak…
Keyifli okumalar…