Puan vermedi·339 syf.··
2025 12. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 23:22
Cemil Meriç'in Nazım Hikmetin şairliğinin sadece yaşadığı zorluklardan, tanınmasının çektiği zulümlerden kaynaklandığını ve bu yüzden mitleştiğini söylemekte ancak üslubunun şairliğinin ve edebi niteliğinin ün yapmasında hiçbir katkısı olmadığını vurgulamaktadır. Kendisinin de bir yazar olup diğer şairleri küçük görmek yerine saygı duymasını beklerdim. Yazarın Balzac’ı sevmesi ise hoşuma gitti. Benimde en sevdiğim yazarlardan biridir Balzac. Ancak Cemil Meriç bu kadar çok roman okuyup aynı zamanda Balzac aşığı olmasına rağmen roman türünü olumsuz eleştirmesi yine Cemil Meriçin kendi içindeki tutarsızlığını gözler önüne sermektedir. Meriç başkalarının düşüncelerini okumaktan ve düşünmekten kendi düşüncelerini düşünemediğini söylemiş ve yazar olmanın uzun bir çıraklık gerektirdiğini dile getirmiş bunca yorumda bulunurken yukarıda yazdıklarım ile yine çelişkiye düşmüştür. Ancak günümüzde de her okuyucunun aynı zamanda yazar olabileceğini gördüğüm için Meriç’e burada katılıyorum ve hak veriyorum. Kitapta ‘’Sen bizden değilsin’’ bu cümle günümüzde de geçmişte de sürekli karşımıza çıkmakta ve bir tarafa çekilmek istenmekteyiz eğer bir tarafta değilsek ise sürekli dışlanmış buluruz kendimizi, bu da oldukça içler acısı bir durumun göstergesidir. En güçlü silahın kalem olduğunu söyleyen Meriç eğer toplumumuzda kalem ehlinin bu derece önemsenseydi sürekli toplumda kutuplaşmalar olur muydu? Hayatının amacının kitaplardan aldığı bilgiyi yaymak olduğu söyleyen Meriç etrafında kim var ise bu tadı onlara aşılamayı neden edinmişitr. Ancak neden yazarları küçük görmek, roman türünü yermek yerine olumlu yönlerinden de bahsedip insanları okumaya teşvik etmemiştir anlam veremedim. Meriç çoğu izm ideolojisini hor görmekte ve inanmamaktadır ki kendisi zamanında belli başlı izmlere inanmıştır. Meriç’in kitabında ise en sevdiğim durumlardan biri kavramları okuyucusuna sevdirmek örnek vericek olursak Obskürantizm ve Diyalektik kavramlarını ben çok sevmiş bulunmaktayım. Obskürantizm: Hakikatin toplumun bazı sınıf ve kesimlerince bilinmesinin kasıtlı olarak önlenmesidir ki buna tarihimizde bir çok örnek verebiliriz örneğin Mustafa Kemalin Çanakkale cephesinde elde ettiği başarılardan sonra Osmanlı basınında ün yapmasının Enver Paşa tarafından engellenmesi ya da Mustafa Kemalin Mili Mücadele zamanında Damat Ferit ve yandaşlarının gazete yolu ile Mili Mücadeleye zarar vermeye çalışarak halkı yanlış yönlendirmesini örnek verebiliriz. ‘’Kitaptan değil, kitapsızlıktan korkmalıyız.’’ Demiş Meriç ,peki ya şu an toplumuz çok mu kitap okumakta kaç kişinin elinde dışarıda, caddelerde gezerken kitap görmekteyiz. Öncelik topluma özellikle çocuklara kitap okuma aşkını, alışkanlığını aşılamamız gerekmez mi? Çok sevdiğim bir alıntıyı da paylaşmak istiyorum. ‘’ Yaşanmaz bu memlekette. Vatanlarını yaşanmaz bulanlar , vatanlarını yaşanmaz kılanlardır.’’ Alıntısı da gerçekten toplumun ideolojisine ve sosyolojik algısına oldukça güzel bir atıf olmuş. Eserin bir bölümünde kitaplarla aşk yaşayan insanların sürekli kitaplardan vurduklarını bir bahane ile kitaplara ayıracak zamanları bulamadığını söyler. Burada özellikle günümüzdeki yeni nesile baktığımız zamanlar bir kesimin her gün kafelerde vakit geçirmesi bir kesimin ise sürekli kahvehanelerde oyunlar oynayıp dedikodular ile hayatlarını geçirmesini konu edinmiş oldukça çok haklı değil mi? Kitapların toplumda parasal değeri olsaydı acaba herkesin elinde kitap olur muydu? Kitapta da geçen bilezik kadar bir kitabın değeri olsaydı insanlar sırf gösteriş olarak kitapla gezmezler miydi? Meriç eserin başından sonuna kadar Batıcılığı yermiş hatta nefret etmiş diyebiliriz. Öncelikle Meriç’te en çok eleştirdiğim durumun bir ideolojiyi kötülerken altının doldurulmaması temelinin olmasıdır. Batıcılığın hangi kısımlarını olumsuz bulduğunu söylemez iken Batıcılığın hiçbir olumlu yönünden bahsetmediği için çok taraflı açıklamalar yaptığı kanısındayım. Diyalektik kavramını da Meriç'le öğrenmiş bulunmaktayım ne kadar eleştirsem de bu kavramları bana öğrettiği için teşekkür ediyoruz. Diyalektik incelenen konuların her ne olursa olsun tüm ayrıntılarına inilip sonrasında yazılması ve kannaat getirilmesini savunur peki ya bunu Meriç Batıcılıkta neden kullanmadı keşke kullansaymış diyorum. İnsanın hayatını gökkuşağı renklerine benzetmesine bayıldım gerçekten çünkü insanın her yaşı geçtikçe fikirlerinin daha da oturması ve çevrenizde sizden yaşça büyük insanların fikirlerini dinlemeyi bilen ve uygulayan insanların her zaman daha şanslı ve daha oturaklı kişiliklerini olacağını düşünmekteyim. Okunmuş görünmek ya da farklı amaçlar için kitap okuyan oldukça genç insan vardır. Neden genç diyorum çünkü yaşı oturmuş ve ne istediğini bilen kimsenin buna ayıracak zamanı olduğunu düşünmüyorum. Genelde gösteriş için yapılan bu budalaca harekette bulunan insanların çevremizden uzak olmasını diliyorum. Meriç’in Laikliği bir cümlede bir kenara atması diğer konularda olduğu gibi altını doldurmamış ve bu da Meriç’i taraflaştırmış, kutuplaştırmıştır. Laikliğin ne olduğunu öğrenmek anlamak için bir çok kitap vardır ayrıca yabancı kaynak isterseniz 21.yy için 21 ders kitabına bakmanızı tavsiye edebilirim en azından yabancı bir kaynak olduğundan taraflı düşünmezsiniz. Ayrıca 19 ve 18.yy devlet kurumarını incelerseniz Laikliğin ne kadar kıymetli olduğunu da görmüş olursunuz. Meriç 50 yıllık tarihi yok sayarken 20,19 ve daha eskiye giden tarihi önemsemektedir. Neden sürekli bir kutuplaştırmaya ittiğini anlamamış bulunmaktayım. Siyah ya da beyaz olmadan griyi sevemez miyiz? Her tarih her devlet adamı bizim tarihimiz bizim geçmişimiz değil midir? Genel olarak eserin üslubu benim hoşuma gitti kimilerine göre okuması zor olsa da benim açımdan çoğu fikrine katılmasam da eserin beni düşündürdüğü, araştırmaya ittiği ve eleştirmem gereken konulara yön vermesi çok hoşuma gitti. Eserin en alıcı noktası ise fikirlerine katılmasanız da okuma durumunun oldukça keyif vermesiydi ki bunu çoğu eser yapamaz.
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma
·
227 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitap hakkındaki en güzel inceleme 😊