Arsu, üniversitede arkadaş ortamında tanıştığı Taner ile uzun süredir birliktedir. Moskova’ya iş gezisi için gideceği tatilde onun da yanında olmasını planlar.
Kariyeri ile ilgili mutlu ve güzel zamanlardan geçtiği bu sıralarda
Taner ile de aralarında süregelen bir gerginlik, kavga ve mutsuzluk hali vardır. Yılların alışkanlığı haline gelmiş bu ilişki tükenme ve can çekişme bölümüne geçmiştir aslında. Taner’in duygusuz ve asabi halleri Arsu için bir uyanış olur ve artık ilişkiyi sorgulamaya başlar. Severken ayrılmak zordur fakat
hissiz bir adamla da mutsuz bir beraberlik sürdürmenin anlamsızlığını anlayan Arsu, ağlaya ağlaya da olsa Taner’den ayrılır. Bu depresif hali de çok uzun sürer. Taner’in gidişinden sonra yaptığı iç çekişlerinde derin düşünme ve ilişkilerini tekrar inceleme fırsatını yakalar. Taner, onun hayatındaki hangi eksik noktayı tamamlamıştı ya da hangi yarasına iyi gelmişti. Peki güncelde buna artık ihtiyaç var mıydı yaptığı doğru muydu.. Maruz kaldığı şey aradığı o gerçek sevgi miydi.. Ya gitmeseydi..
Bu sancılı iyileşme sürecinde arkadaşları da destekçisi ve yanında olurlar.
𝑆𝑒𝑛’𝑖 𝑂𝑘𝑢𝑚𝑎𝑘 isimli kitabını çok severek okuduğum yazarımızın bu eserini de severek ve faydalanarak okudum..