Çevresine bir Rock star olup erken yaşta hayatına son vereceğini söyleyecek kadar hassas. Solup gitmektense her zaman yanıp kül olmayı tercih eden bir depresif. Nirvana'yı sıfırdan var eden başarılı söz yazarı ve müzisyen. 27 yaşında intihar eden Jimi Hendrix, Janis Joplin ve Jim Morrison gibi isimlerin en yeni halkası. Kızı Frances'i hayatında her şeyden çok seven ve kızının iyi olması için onun yolundan çekilebilecek bir baba... Eroini en yakın dostu olarak gören bir bağımlı... Tabii ki size 1994 yılının Nisan ayında bir tüfekle hayatına son vermiş Kurt Cobain'den bahsediyorum. Sizin bu incelemeyi fonda "Smell Like Teen Spirits" ile okumanız ve Kurt'ün hayata karşı isyanını anlamanız gerekirken; Charles Cross, "Cennetten de Ağır" adlı kitabıyla ortaya muazzam bir Kurt Cobain biyografisi çıkarıyor. Cross bu görkemli biyografi için 400'den fazla kişiyle mülakat yapıyor; Kurt'ün günlüklerini, Kurt'le ilgili mektupları, belgeleri, röportajları, hatta polis ile hastane tutanaklarını bile inceliyor. Kurt'ün tüm hayatıyla ilgili derinlemesine bilgiye sahip olduğu bu çalışması tam dört yıl sürüyor. Yazarımız bu biyografinin anlatımına kendini katmıyor ve Kurt Cobain'in yaşamını tüm ayrıntılarıyla okurla birlikte sanki o da izliyor. Anlatımını manyakça beğendiğim yer ise, Kurt Cobain'in intiharına hazırlandığı günlerdi. Bir intihar bu kadar etkili ve vurucu anlatılamazdı. Ve maalesef bana göre de Kurt Cobain'in ölümüyle birlikte Nirvana da ölmüştü. Harika anlatımlı bir biyografi sizleri bekliyor.
Charles Cross, söze Kurt Cobain'in çocukluğuyla başlıyor. Kurt, çok genç yaşta evli çiftin ilk çocuğu oluyor. Henüz iki yaşındayken müziğe ve şarkı sözlerine ilgisi ortaya çıkıyor. Kurt büyürken, sanki anne babasının birbirine duyduğu sevgi de azalıyor, babasının kerestecilik sektörüne geçişiyle ailede yaşanan gerilimler artıyor. Hiperaktif bir çocukluk geçiriyor, bir doktor önerisiyle ona Ritalin adlı bir ilaç veriliyor, yan etki olarak bu ilaç büyüyünce bağımlılığa yol açabiliyor. O günlerden şimdiye çok tartışılacak bir karar! Kurt 9 yaşındayken ailesi boşanıyor, bu durum Kurt'ü çok etkiliyor. Babasıyla yaşamaya başlıyor. Sekizinci sınıfta uyuşturucuyla ilk kez tanışıyor. Böylelikle lise yıllarında artarak devam edecek kendisini çevresinden izole etme dönemi başlıyor. On yedi yaşında bir konser sonrası tanıştığı Roger Osborne Kurt'ün akıl hocası oldu, bu durum Cobain'in müzik kariyerini şekillendirdi. Ailesiyle ilişkisi iyice kopuyor. Birlikte yaşarlarken annesiyle tartışmalarının harlanması, annesinin onu evden kovuşu Kurt'te travma ve ötekileştirme hissi yaratıyor. Bir yere ait olamama ve sokakta geçen kötü dönemlerin ardından, on dokuz yaşındayken bir müzik grubu kurmak istiyor. Bunu daha sonra da arkadaşlarıyla başarıyor. Eski sevgilisi Tracy, onlara konser programları ayarlayarak bir nevi çıkışlarını sağlayan menajer oluyor. Kurt ve arkadaşları, her konser öncesi adını değiştiriyor. Kurt bir gün konser ilanı verdiğinde grubun adından "Nirvana" olarak söz ediyor ve Budist felsefeye yönelen Kurt Cobain, efsane grubun adını bulmuş oluyordu. Ve bunun yanında Jonathan Poneman'ın ortağı olduğu Sub Pop Plakçılık ile bir single'lık anlaşmayı da kapıyordu Nirvana... Dikkat çekmeye başladılar, single başarılı oldu ve şirketle üç yıllık bir kontrar imzalayarak albüm kaydı için stüdyoya girdiler. "Bleach" adlı ilk albümlerini yaptılar. Albüm turneleri hareketli geçti, grup elemanları sorunlar yaşadı ve birkaç kez ayrılıklar gerçekleşti. Bu ayrılıkların ardından Kurt, Tracy ile de ilişkisini bitirdi.
Nirvana'nın plak şirketi Sub Pop, grubun yükselişini kullanmak istiyordu. Bunun için yeni bir albüm için sözleşme önerdi. Ancak Nirvana bunu bir kölelik olarak gördü. Kurt Cobain, Nirvana için artık milyon dolarlık anlaşmalar istiyordu. Yeni sevgilisi Tobi'yle de işler yolunda gitmeyince keyifsizleşti ve iyice yalnızlaştı. Eroin kullanmaya başladı. Bunu biraz olsun atlattığında Nirvana, albüm sözleşmesi için DGC ile anlaştı. Menajerlik şirketi olarak Gold Mountain'le anlaşıp grup olarak ciddi adımlar atmaya başladılar. Yeni albümleri "Nevermind"ın çıkışı ve albümün çıkış parçası "Smells Like Teen Spirit" ile Nirvana, artık Cobain'in hayal ettiği yerlere gelmişti. Çok sevilen ve başarılı bir albüm oldu. Albümle birlikte Nirvana çılgınlıüı artarken, Kurt de özel hayatında mutluluğu Courtney Love ile buldu. Çok tutkulu bir birliktelikti. Nirvana albümüyle birlikte zirveye çıkarken Kurt ise eroinle ilişkisini çok yukarıya taşıyor, davranışları garipleşiyor, Courtney ile evleniyor. Çift kısa sürede bebek haberini alıyor. Kurt kızı Frances'i çok seven bir baba olsa da vücut ve akıl sağlığı giderek sekteye uğruyor. Üçüncü albüm "In Utero" çıkıyor, Kurt Cobain ile Nirvana'nın intikamı olarak niteleniyor. Bunun yanında Cobain'in eroin dozları giderek büyüyor.
Turneler onu psikolojik olarak yorup dibe çekerken, Courtney ile ettiği kavgalar da Kurt'ü etkiliyor. Uyuşturucudan vazgeçemiyor. Roma'da burnundan kan gelerek komaya giriyor. Daha sonrasında da çöküş devam ediyor. Yatırıldığı son rehabilitasyon merkezinden kaçıp herkesten saklandığında Kurt, bu dünyada yaşayamayacağına karar veriyor. Kendi ölümünü planlıyor, pompalı tüfek ve mermiler alıyor. Evinin bilindik çevresinde önce çok yüksek doz eroin alıyor, sonrasında tüfeği ağzına dayayarak tetiği çekiyor. Yetenekli bir Rock star, solup gitmektense kül olmayı tercih ediyor.