Öncelikle belirtmem gerekir ki ağır, biraz anlamsız ki bence bu gerçekçi dilde yazımından kaynaklı bir getiri, Emile Zola'yı andıran bir roman.
Köyün gerçekleri gün yüzüne mi çıkıyor?
Sanırım...
Peki ama burada gösterilen gerçek hayatta sana ne olarak gözükecek?
Ah buna cevap vermem biraz şairene olur: Şöyleki yazarın aşk adı altında yazdığı bir çok hikâye burada soylediği bir cümleyle tuz buz oluyor. Köyde olması gerektiği gibi diyor; aşk mı, onun için yalnızca olması gerekenden ibaret bir hatıra notu gibi.
Tamam, şimdi realist bir romandan aşkı nereden çıkardığımı sorabilirsiniz, sanırım bu, okuduğum bu basımın içerisinde olan Halâ Güzel hikâyesinin suçu...
Suç değil efendim kocaman bir teşekkür.
9 yıl adına, halâ güzel olması adına ve de sanırım yanan bir ömre hitaben, yanan bir gönüle hitaben...