Puslu Kıtalar Atlası İnceleme
Puan vermedi·238 syf.··
2025 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 12:55
Dili ise eski Türkçe ağırlıklı. Bu size ağır gelebilir, Sonradan bu dile alışıyorsunuz ve ağır eski Türkçe sözler hafifliyor. Böyle bir anlatım benimsemesi ise, olayların geçtiği zamanın ruhunu da yansıtmak istemesindendir. Kurgu M.S 1681de İstanbulda geçmektedir. Ama onun deyişiyle Konstantiniye deyiz. Yazar bunu bile size pat diye söylemiyor. Cümle oyunlarıyla kitabın başında, cümle bitip siz anlamak için yeninden aynı cümleyi okuduğunuzda bu sonuca varıyorsunuz. Cümleleri oldukça uzun; ama hayır, sıkmıyor. Aksine, cümle ilerledikçe detaylarda boğulmak yerine her bir kelimeyle daha çok okuma isteğiyle doluyorsunuz. Kitabın içinde incelemeye çıkıyorsunuz bir nevi. Galata meyhanelerinde içip, sokaklarda naralar atıyor; saray avlularına şöyle bir uğruyor, Ermeni ve Rum semtlerinde esnafla alışveriş yapılıyor. Can İstanbulun her noktasına nüfuz ediliyor kısaca.Uzun İhsan Efendi ise düşünde muhteşem bir korsanı görüyordu ... Bu muhteşem korsan, dayısı Arap İhsandı.Düş ile gerçek arasındaki sınır belirsizleşmiştir. Bu, okurla oynanan, üstkurmaca yazarlarının başvurduğu bulmacamsı tekniklerindendir. Her şeyi duyan, gören, bilen yazar gitmiş, kendi varlığı konusunda şüpheye düşmüş bir yazar gelmiştir yerine. Böylece yazar, kahraman ve okur arasındaki hiyerarşik ilişkinin yerleşmiş sınırlarıyla oynanmış olur. Tüm romanı kapsayan bu kurmaca oyunları, sorunsalları gerçek yaşam düzlemine de taşıyacak özellikler gösterebilirler. Bu satırda ne diyor, aslında ne anlatmak istiyor acaba bunu mu kastediyor sorularıyla boğulanlar kitabı bırakıyor. Okurun farkında olmadığı ikinci bir şeyse belki de kendi hayatının Alibazın hayatıyla bir benzerlik taşıdığıdır:
Duygu ve Düşünce
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,7bin okunma
·
57 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.