“İyi olan her şey tanrılardan, Kötü olan her şey insanlardan gelir…”
Epeydir bu kitabı okumayı bekletiyordum. Hatta 50 sayfa okumuş bırakmıştım. Ama yarım kalan kitaplar hep beni dürter. Okuyup bitirme vakti gelmişti. Yazarın ölümcül oyuncaklar serisinden sonra ne yazacağını çok merak etmiştim. Malum yazdığı evren o kadar geniş ki, Herbir karakterden ve olaydan yeni bir kitap çıkma olasılığı vardı.
Bu seri The Chronicles of Castellane adıyla geçiyor yani Castellane Günlükleri. Tür epik fantastik olarak görünüyor. Ancak büyüse kısımlar yok denecek kadar az. Sorun da burada işte. Çünkü kurguda tam olarak bu işleniyor.
Büyücü krallar dönemi diye bir dönemde kötü bir kral, iyi bir kraliçenin hem kalbini hem de topraklarını gasp etmek ister. Büyü gücünü de. Derken kraliçe halkının desteğiyle bunu engeller ve dünyadan büyüyü de siler. Ve sonra bu dönemde azınlık ve hor görülen halk, suç krallığı, gerçek krallığın kirli oyunları vs devam ediyor. Büyü geri gelecek mi, sorusu ortaya çıkıyor.
Neyse kurgu çok sağlam beğendim. Şüphesiz, çeviriyi feyvırıt Çevirmenim yaptı harikaydı. Ancak yazar o kadar aşırı birbirine benzer karakter ismi ve ünvan kullandı ki 200 sayfa bunlar kim diye anlamak için çabaladım. 700 sayfa cebelleştiğim tek nokta bu oldu.
Ama kurguyu çok beğendim o yüzden dehşet ve ibretle tavsiye edeceğim.