Gökçen3: Güz yağmurları, #kitapyorumu
“Yansam küllerimi harlar, yine sana yanarım, Gökçen.”
Safe place serimin 3. kitabıyla geldim
Okuduğumuz 3 kitap arasında serideki favorim bu kitap oldu buradaki geçmiş sahneleri, tüm karakterleri bir arada bir yol kat etmiş bir şekilde görmek, Gökçen’in az da olsa () olgunlaşmasını görmek çok çok güzeldi.
En çok ağladığım kitap olabilir serideki özellikle Emek sahnesi ve sondaki mektup sahnesi… o mektup beni mahvetti
Bu kitabın Timur’u ayrı bir olaydı aşırı eğlendim okurken. Sürekli Murathan’la uğraşması aşırı iyiydi
Murathan beni çok sinir etti bu kitapta. Bu yüzden Timur onunla uğraştıkça ayrı bir keyiflendim
Gökçen’in sürekli Murathan’ım neden yok, Murathan olmadan yaşayamam tripleri beni bitirdi. Yanında arkadaşları onun için bir şeyler yapmaya çalışıyor o sürekli Murathan’ım yoksa mutlu olamam triplerindeydi. Tamam bir sürü travma atlattı ama yanında bir sürü insan var ona destek olmaya çalışan, onları yok sayması hiç hoş değildi bence. Çok şımarıkça geldi bana.
Bu serinin en sevdiğim olaylarından biri de yan karakterlerin hikayelerinin de ayrıntılı işlenmesi. Bu kitapta Aybüke ile çok ayrı bir bağ kurduk mesela
Sadece bu konuda beni rahatsız eden şey, herkesin illa bir beraberliğinin olması. Hiç yalnız bir ana karakter yok. Sanki aşık olmasa o karaktere dair anlatacak bir şey yokmuş gibi hissettiriyor. Bu rahatsız edici bence.
Gökçen’in iç sesini diğer kitaplara rağmen çok daha az okuduk burada bu yüzden de mutluyum. İç ses okumayı hiç sevmiyorum.
Her şeye rağmen, serinin yeri ben de çok ayrı. Yine severek okudum. Dördüncü kitabı büyük bir hüzünle okuyor olacağım
+18!