Seni Bu Kitaptan Kurtaran Rabbin İçin Ne Yaptın Bugün?
1/10
·160 syf.··
2025 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 01:32
Nobel ödüllü yazarın 2016’da Uluslararası Man Booker Ödülü’nü kazanmış kitabı... Vay canına! Hem kitap için çok havalı, hem de bir inceleme yazısına başlamak için. Fakat hemen başlarda belirtmeliyim ki, zaten kitabın kendisi kocaman bir hava. Daha da açayım: Büyük umutlarla başlarken, kitap bitince ancak havanızı alıyorsunuz! Hatta en sonunda diyorsunuz ki: “Bu ödülleri verenler acaba gerçekten kitap okuyan insanlar mı? Ya da bu ödülleri gerçekten hakedenler mi kazanıyor?” Gerçi neye şaşırıyorum ki ben! Nobel ödülü kazanmış bazı yazarlara bakınca, aslında ödüllerin de havadan ibaret olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Hayır sevgili okurlar, tabii ki kimseyi kastetmiyorum! Benimki genel bir sitem! Eleştirilerimizi tekrardan mevzu bahis kitaba ve yazara yönlendirelim. Evet, bugün sadece eleştiri okuyacaksınız çünkü kitabın beğenilecek veya övülecek bir tarafı olduğunu düşünmüyorum. Kitap; sözde bireysel başkaldırıyı, toplumsal baskıyı ve insan psikolojisinin derinliklerini anlatmaya çalışan bir roman… Ama ne yazık ki bunların hiçbirini gerçekten anlatamıyor. Romanın merkezinde yer alan Yonğhe'nin et yemeyi bırakma kararı, bir özgürlük eylemi gibi sunulsa da, karakterin motivasyonları öylesine yüzeysel işlenmiş ki, okuyucu olarak herhangi bir duyguya kapılmak mümkün değil. Bir rüya görüyor, sonrasında hayatı değişiyor! Saçmalık! Bir fikri, ideolojiyi, tercihi -veya adına ne denirse artık- böylesine basit bir argümana dayamak tamamen ucuz işçilik! Kitap boyunca Yonğhe'nin dünyasına girmek şöyle dursun, onunla aramızda aşılması imkansız bir duvar örülüyor. Bir karakterin içine kapanık ve sessiz olması, onu derin yapmaz. Ama maalesef roman, karakterin sessizliğini bir gizem gibi sunarak, sığlığına edebi bir anlam yüklemeye çalışıyor. Oysa ben okurken bu ana karakterimizde bir anlam bulamadım, hatta aksine kendisine karşı biraz nefret bile hissettim. Bir rüya görecek ve sonra hayatını mahvedecek bu uğurda! Bu kadar kolay mı? Ha şimdi diyeceksiniz ki, yazar bu karakter ile çocukluk travmalarından, sosyal baskılardan, ailenin kişi üzerindeki etkilerinden vs bahsetmeyi amaçlıyor. Ben buna da katılmıyorum. Yazarın amacı buysa da bunu okuyucuya geçirmeyi başaramamış. Her şey çok yüzeysel işlenmiş zaten. Örneğin bu kitabı okuduktan sonra vejetaryen olmaya karar vermiş kaç kişi vardır acaba? Sıfır hiçbir cevaba bu kadar yakışamazdı! Ah, neredeyse unutuyordum. Yazarımız büyük bir sanat sevdalısı! “Sanat olsun da içerik nasıl olursa olsun” kafasında biri tahminimce. Böyle olmasa, saçma sapan bir bölümü sanat diye insanların gözüne sokmazdı diye düşünüyorum. Ve tabii ki burada sözünü ettiğim Moğol Lekesi bölümü… Muhtemelen yazarımız bu kısmı kaleme alırken şöyle düşündü: “Biraz cinsellik serpiştireyim, biraz pornografiyi çağrıştırayım, üstüne de bir tutam tutku ekleyeyim… Ama bunları doğrudan anlatırsam sıradan olur, en iyisi hepsini sanat kisvesine bürüyeyim!” Peki bunu nasıl yaptı? Karakterleri çiçeklere ve bitkilere benzeterek! Evet, artık bu sahne pornografi olmaktan çıktı, çünkü "sanat" oldu! Ah sanat, sen nelere kadirsin! Bir eleştirim de okurlara... Kitap bittikten sonra girip hakkında yazılmış incelemeleri okuyayım dedim. Nasıl da allandırıp ballandırmışsınız öyle! Tabii ki saygı duymak gerekir fakat biraz eleştirel olmanızı da beklerdim doğrusu... İçimi soğutabilmek için kitabı birkaç paragrafla daha eleştirmek isterdim fakat hem incelemenin okunmasını daha fazla zorlaştırmamak, hem de okuyucuyu sıkmamak adına lafı daha fazla uzatmayacağım... Sonuç olarak Vejetaryen ne bireysel özgürlüğü hakkıyla ele alabilmiş ne de toplumsal eleştiriyi layığıyla yapabilmiş bir roman. Derinlikten yoksun karakterler, içi boş ve gerçek hayatta karşılığı olmayacak motivasyonlar ile bana herhangi bir duyguyu aktaramadığı gibi, herhangi bir düşünceyi de sorgulatamadı. Eserde toplumsal bir gerçeğe vurgu yapılmak istenirken, konunun işleniş biçimi ve üslubu, bu toplumsal gerçeğin karşısında ciddi önyargıların gelişmesine dahi sebep olmuş olabilir. Yazarımız, “Kaş yapayım derken göz çıkarmış.” Eh, “Kore edebiyatından bir bir şeyler de okumadık!” demeyiz artık. O kadar olumsuz şey yazdıktan sonra incelemeyi kitabın bendeki tek pozitif yanıyla bitirmek, ‘hayata her zaman bardağın dolu tarafından bakılabileceğinin’ kanıtı olsa gerek. Siz de bu kitaba olumsuz, hayata olumlu bakmayı ihmal etmeyin...
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,8bin okunma
··
163 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.