Aşkın Saplantıdaki İzleri
7/10
·80 syf.··
2025 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2025 00:00
Karşılıksız Bir Aşk, Maksim Gorki'den okudum ilk eser. Bu kısa klasikte aşkın saplantı hâlini, önceden okuduğum kitaplardaki başarılı-başarısız aşkları hatırlattı ve kitap boyunca karşılaştırma yapmama itti. Bunun sonucunda da kahramanları yer yer kınadım. Hak verdiğim davranışlar da oldu. Güzel bir kitap mı? Evet. Yazılma üslubu, kesintisiz akan kurgu ve merak unsuruyla göz boyayan bir kitap oldu benim için. Yanı sıra yazarın dili ustaca kullanarak çizdiği betimlemeler ve kitabın kendine has atmosferiyle eser kendini bir çırpıda okuttu. Geçelim kitaba. Karakterlerin davranışlarını hep geçmiş yaşantısına bağlamak, bunun psikolojik tarafıyla ilgilenmek artık benim için kaçınılmaz bir alışkanlık oldu. Ki bunu yaparken eğleniyor, kitabı anlamlı buluyor ve edebi zevk alıyorum. Bu eserde de çocukluk ve gençlik - yetişkinlik arasındaki ilişki apaçık ortada. Başkahraman Petruşa babası tarafından ne sevgi ne de ilgi görmüş bir çocuk olarak yetişti. Kardeşi Kolya ise sevilmemiş ama okuması konusunda ilgi görmüş, iki üniversite bitirmiştir. Anlayacağımız kardeşler arasında eğitim ve kültür olarak ciddi anlamda seviye farkı vardır. Petruşa küçüklüğünde ne kadar sevgisiz büyümüş olsa da bu büyüdüğünde yaptığı hatalar sonucu hayatını mahvetmesini kabuledilebilir kılmıyor. Petruşa ve kardeşi Kolya aktris Larisa'ya âşık olurlar. Larisa ünlü, güzel mi güzel, herkesin peşinden koştuğu bir kadın. Kendini işine kaptıran, arkasından koşan erkekleri bir şekilde defetmeye çalışarak yaşadı. Larisa'ya bir konuda epey hayıflandım, ki bu kitap boyunca süren bir şeydi, güzelliğinin bedeli olmaz aslında, olmamalı ama çevresindeki erkek hayranları Larisa'ya da güzelliğinin bedelini ödemek zorundaymış gibi davranıp durdular. Larisa'ya da dememin sebebi bir önceki okuduğum Çalıkuşu'nun Feride'sinin de eser boyunca aynı talihsizlikle sınanmış olması. Kardeşlerin babalarının ölümü sonrası birbirleriyle iyi anlaşmaya başlar ve yakın olurlar. Petruşa, babasının bıraktığı işi idame ettirmekle meşgul olur; Kolya, bitirmesi gereken üniversiteyle uğraşır. O sırada tiyatro oyuncusu Larisa'ya ikisi de âşık olur. Petruşa, Kolya'yı bu kadından uzaklaştırmaya çalışır ve bunlar sonucunda Kolya intihar eder. Burada aşkın insanın gözünü nasıl kör ettiğini ve bencil mi bencil bir insan yaptığını görüyoruz. Tabi Kolya'nın yaptığı da kendi içinde bir aptallıktı. Larisa Petruşa'nın onu sevdiğini bilir ancak işine odaklanan bu kadın Petruşa'yı sevmez ve bunu belirtir. Buna rağmen aşkı saplantı hâline gelen Petruşa onun peşinden her zaman koşar ve Larisa'nın küçük düşürmelerine hiç aldırmaz. Bunu aşk olarak tanımlaması ve bir kadının onu sevmemesine rağmen peşinden ayrılmaması küçükken babasında bulamadığı sevgiyi arıyor olmasına bağladım. Babasında bulamadığı sevgiyi bu kadar başka ve yanlış yerde aramasına sinirlendim. Âşık insanın gerçekten âşık olabilmesi için sevdiğine ona zarar vermeden nasıl yaklaşması gerektiğini bilmeli. Pyotr ise kardeşini ve karşısındaki kadını yok saydı. Sevdiğini değil kendini düşünüyordu. Bu yetmezmiş gibi babasından kalan para kaynağını, daha doğrusu tüm paralarını, işini mahvedip o paraları Larisa'ya ve başka türlü türlü harcamaya başladı. Hayatını anlamsızlaştıran Petruşa bir yerden sonra ona âşık olmasına rağmen bir yardımcı olarak Larisa'nın yanında bulundu. Bu onun hem canını yakıyor hem mutlu ediyordu. Ama hiç vazgeçmek bilmedi önemli olan onun yanında olmasıydı. Peki Larisa'nın tutumuna ne demeli. Hemcinsim olduğundan mıdır bilmem ancak Larisa'nın yaptıklarında bir tuhaflık bulamadım. Sevmediğini adama açıkça belli etmiş ancak onun cahil ısrarı sonrası bir yerlerde onu küçük düşürmesi Petruşa'nın hak ettiği bir davranıştı. Kadın sevmiyor ve bunda çok net. Ki Petruşa'nın onun yanında durması sevmesi veya âşık olması gerektiğini de açıklamıyor. Kitap boyunca o çabayı izlemek, Petruşa'nın sevgiye susamış hâline tanıklık etmek birçok duyguya hitap etti. Genel olarak kahramana sinirlensem de üzüldüğüm yerler de oldu. Merak uyandırıcı olmasından rahatlıkla okunabilecek bir eser. Kitabın bitimi de gayet güzeldi. Yarım kalmışlık hissi bıraktı bende ama aslında bu şekilde bitmiş olması kitaba çok yakıştı. İyi okumalar. Karşılıksız Bir Aşk Maksim Gorki Daha fazla içerik için bloğumu ziyaret edebilirsiniz: akitapcicekcisi07.wordpress.com
Edebiyat
Karşılıksız Bir AşkMaksim Gorki · Yordam Kitap · 2020794 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.