Mona'nın Gözleri, bir gün yemek yerken bir anda görme yetisini yitiren Mona'nın, hikayesini bizlere anlatıyor. Yaklaşık bir saat kör kalan Mona'nın bu durumuna üzülen dedesi Henry, yaşanabilecek herhangi bir kalıcı körlüğe karşı torunu Mona'nın zihninde güzel karelerin yer alması gerektiğini düşünür. Dede ve torun birlikte Paris'te bulunan müzeleri gezmeye başlarlar ve dünyaca ünlü başyapıt olan tabloları ve heykelleri öğrenme serüveni başlar.
Ben gibi, resim konusunda bilgisi olmayan herhangi bir bilgisi olmayan biri için kitap bence yeterince zor. Anlatılan tabloları anlamak çok zor. Şömizde yer alan resimlere mutlaka bakmak gerekiyor. Ancak şömiz tüm resimleri içermiyor. Okurken sürekli hangi resim olabileceğini araştırmak zorunda kaldım. Ve bana göre en büyük eksiklik metin içinde hangi resimden bahsedildiği çoğu zaman ismen bahsedilmiyor. Bu da resmi bulmak konusunda baya zorluk yaşatıyor.
Ancak resim konusunda bilgisi olanlar içinde kitabın çok basit kalacağına inanamıyorum. Çok temel resimlerden bahsediyor.
Okuması eğlenceli kitaptı. İsmini bilmediğim yada varlığından haberim olmadığı bir sürü tablodan haberim oldu. Ayrıca resimleri internetten bulmayı kendime bir nevi oyun haline getirdim ki benim için daha eğlenceli oldu. Merak edenlere önerim.