Puan vermedi·320 syf.··
2025 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2025 13:09
Yazarın kaleminden okuduğum ilk kitap. Bir İslam tarihçisi olarak, yine bir tarihçinin perspektifiyle Kur'ani Kerim'deki kıssalara bakmak gerçekten keyifliydi. Yalansız, yansız, sadece hakikatlerin peşinde koşan bir kalem olduğu için kendisine teşekkür ediyorum. Ön sözde "Bu kitabın sayfaları, Kuran'da anlatılan kıssaların mekânları, zamanları, olaylarıyla sizi âdeta o günlere götürecek" cümlesini kullanıyor. Daha ilk sayfayı çevirdiğinizde anlıyorsunuz ne demek istediğini. Her sayfasında konuyla ilgili minyatür kopyaları ve fotoğraflar mevcut. Tarihin ilk namazgâhının(üstü açık ibadethane) Şırnak Cizre'de olduğunu ve buranın aslında Hz. Nuh'un gemisinin tufan sonrası karaya oturduğu Cudi Dağı olduğunu büyük hayretler içinde kalarak öğrendim. Hatta Hz. Nuh'un da kabrinin orada bulunduğunu...Hz. Nuh'un gemisindeki çivilerin şifa kaynağı oluşu ve peygamberle alay edenlerle aynı şekilde Allah'ın alay etmesi kısmını bilmiyordum.Kitabın sayfalarında gezinirken Cudi'de Hz. Nuh'un izini arar oldum bir anda. Bu güzellikler bir yana, bilinçsiz yetkililerin bu tarihi kutsal mekanlara keyiflerine göre kazı çalışması yapmaları akıl tutulmasından başka bir şey değil. İnsanlık mirasının tahribi söz konusu.Derken, ideolojik nedenlerden dolayı geminin Cizrede Cudi dağına değil de ağrı dağına oturduğu söylentileri gözümüzü açıyor. Çünkü burası Suriye, Türkiye ve Irak üçgeninde yer alıyor.Kur'ani kerim, İncil ve Tevrat'ta Nuh kıssası anlatıldıktan sonra başka bir pencereye açılıyor sayfalar. Fazla ayrıntı vermek istemiyorum ama, peygamber naaşlarının yüzyıllar sonra açılması olayı beni öyle etkiledi ki. Bu, bizim ülkemizde Diyarbakır'da gerçekleşiyor. Öyle büyük şeref ki.Kıymetli zatlar olan o iki peygamberin, asurlular döneminde görevlendirildiklerini öğreniyoruz sonra. Diyarbakır Eğil bu kalıntılarla dolu.Hemen sonrasında Dalyan peygamber ve Tarsus menkıbeleri...Danyal a.s. ın yaşadığı mucizevi olayları bu kitapta ilk kez okuduğumu esefle itiraf etmeliyim. Hep ismini duyduğumuz ama hayatını belki de hiç bilmediğimiz bu kıymetli peygamber...Yahudilerin ağlama duvarında iki şeye ağladığını okuyoruz sonra. MÖ 586 da Babil kralı Buhtunnasır'ın Süleyman mabedini yıktırıp Dalyan peygamberle beraber 40 bin yahudiyi sürgün etmesi ve MÖ 70 yılında Roma'nın ikinci mabedi yıktırmasından dolayı...Aslanlar arasındaki kalan ama aslanların zarar vermeyip, aksine koruduğu peygamber...Babil sürgününden azad edilen Yahudiler Anadolu'ya yerleşmeye başlar ve Danyal peygamber de Tarsus'ta kalır. Burada vefat eder. Kendisinin bereket simgesi olması, Hz. Ömer döneminde bir sarayda cenazesinin bulunması büyük bir olaydır. Ve Hz. İsa... Bilinmeyen detaylar, tarihte ilk kez bir milletin topluca o günün hak dini hristiyanlığa girmesi, kralla mektuplaşmaları vs. vs. vsHristiyanlığın nasıl putperestliğe evrildiği ve yazarın söyleyişi ile Pavlus' un yalanlarla dolu yeni bir "Son akşam yemeği dini" olan Katolikliği ortaya koyuşu..."Onun öğretileri Roma topraklarında adım adım gezdirilecek, batıl itikadını, "İsa son akşam yemeğinde tüm öğretilerini değiştirdi. Benim anlattığım her şeyi, son akşam yemeğinde emretti" diyerek yayacaktır. Ben şahsen Katolikliğe, "Son Akşam Yemeği dini" diyorum." diyor yazar.Kitapta ilgimi çeken bir başka şey de defalarca Urfa'ya ziyarete gitmiş biri olarak, kalenin yanlarında bulunan sütunları Hz. İbrahim'in ateşe atıldığı mancınıklar olarak bildiğimiz gerçeğin yanlış oluşuydu. Meğer onlar sadece Abgar hanedan üyeleri için dikilmiş anıtlarmış.Kitabımız daha sonra ashabı kehf kıssası ve tarihsel gerçekliğiyle devam ediyor. İsevilik ve Hristiyanlık arasındaki fark güzel bir üslupla anlatılıyor. Akabinde, Tarsus'ta diye bildiğimiz mağaranın aslında dünyanın her yerinde olduğunu ama hangisinin asıl mağara olduğunu bilmediğimizi öğreniyoruz.Yine de Kahramanmaraş Afşin'deki yapı bizlere büyük ipuçları bırakıyor. Çok çok beğendiğim bir alıntı ile sözlerimi topparlamak istiyorum: "Allah bu isimleri çok sevmiştir. Çünkü Allah için her şeylerinden vazgeçmişlerdir. Dünyayı ellerinin tersiyle itmişlerdir." Rabb'im bizlere de mağara ashabı gibi gençler olabilmeyi nasip eylesin. Tarihin her yerinde her dinden insanların dikkatini çeken bir kıssa bu kıssa. Sayılarının kaç olduğu önemli değil. "Rabb'lerine iman etmiş gençler" olmaları yüceltilmeleri için yetmez mi zaten?Kitabımız Kur'an-i Kerim'de bahsi geçen Roma-Sasani savaşları neticesi ve kalan eserlerinden ve Kur'an'ın bu olaya dahlinden, Hudeybiyenin gerçek bir fetih ve müminler için sevinç kaynağı oluşundan bahsederek son buluyor. İkinci ve üçüncü cilitlerini okumak için sabırsızlanıyorum. Tek kelimeyle harikaydı.
Kitap Alıntısı
Kur'ân'ın Anlattığı Tarih - ITalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 2025903 okunma
·
147 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.